Çin’de yeni bir sol ve “resmi ideoloji”

Türkiye sosyalist hareketi özelinde, bugünün Çin'ine dair araştırmalar ne yazık ki bazı ezberlere, dahası, çoğunlukla "Batılı" bir perspektife hapsolmuş durumda. Bu durum aslında Çin devrimini ve devrimin teorik omurgasını oluşturan Mao Zedung düşüncesi için geçerli olsa da bu bambaşka bir tartışma konusu. Günümüz Çin'ine dair ülkemizde yürüyen tartışmalar ise birkaç değerli kalem dışında kolaycı ve salt kitabi bilgiye dayanan yorumlarla sınırlı. Bu yüzden, Çin'in güncel durumu ile ilgili üretilen veya dilimize kazandırılan her çalışma "en baştan" değerlidir. Çünkü Mao Zedung'un deyişiyle, "Araştırma yapmayanın söz hakkı yoktur."



25-06-2017 09:18
Erkan Özkan

Günümüz Çin Halk Cumhuriyeti'nin yapısı, oldukça geniş bir konu başlığı olmakla birlikte ülkemizde bütün boyutlarıyla anlaşılan, incelenen, hatta "ilgi duyulan" bir konu olmaktan oldukça uzakta.

Türkiye sosyalist hareketi özelinde, bugünün Çin'ine dair araştırmalar ne yazık ki bazı ezberlere, dahası, çoğunlukla "Batılı" bir perspektife hapsolmuş durumda. Bu durum aslında Çin devrimini ve devrimin teorik omurgasını oluşturan Mao Zedung düşüncesi için geçerli olsa da bu bambaşka bir tartışma konusu. Günümüz Çin'ine dair ülkemizde yürüyen tartışmalar ise birkaç değerli kalem dışında kolaycı ve salt kitabi bilgiye dayanan yorumlarla sınırlı. Bu yüzden, Çin'in güncel durumu ile ilgili üretilen veya dilimize kazandırılan her çalışma "en baştan" değerlidir. Çünkü Mao Zedung'un deyişiyle, "Araştırma yapmayanın söz hakkı yoktur."

Çinli komünistler Çin'i tartışırken

Yordam Kitap tarafından Ümit Şenesen'in çevirisiyle yayımlanan "Çin'in Yirminci Yüzyılı: Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol" isimli bu çalışmanın Türkiyeli okuyucuya kazandıracağı ilk ve en önemli bilgi, Çinli akademisyen WangHui tarafından hazırlanan söz konusu çalışmanın "denizde bir damla" oluşudur.

Çin'de Marksizm’e ve Çin'in yönetim sistemine ilişkin yürüyen tartışmaların geçmişi uzun yıllara dayanıyor. Hâlâ Komünist Parti tarafından yönetilmekte olan bu ülkede ideolojiye ilişkin yürütülen tartışmalar aynı zamanda "ülkenin kaderine" de yön verir nitelikte. Bu yüzden sanılanın aksine "Marksist ekonomi", "Marksist felsefe", "Sosyalizmin kuruluşu" gibi konu başlıkları Çin'in fikir dünyasında en çok tartışılan konuların başında geliyor.

Söz konusu çalışma da Çin'de tartışılan fikir akımları içerisindeki kanatlardan birinin fikirlerini temsil ediyor: Yeni Sol.

Çin'in 'yeni sol'u ve "resmi ideoloji"

“Çin'in Yirminci Yüzyılı: Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol" isimli çalışma, "yeni" bazı fikirleri ileri sürmekle birlikte çalışmanın omurgasını oluşturan "Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol" başlıkları, Çin'in devrimden bu yana geçirdiği evreleri anlatmak için bütün kesimlerin ortaklaştıkları bir tanımlama. Ancak, kitabın yazarının da "kategorik" olarak içerisinde bulunduğu "yeni sol"un "resmi ideoloji" karşısında çok şansı yok. Zira Çin'deki "yeni sol" akımı liberallerden sol-milliyetçilere, sosyal demokratlardan "yeni Maocular'a" kadar geniş bir yelpazeyi tanımlamak için kullanılıyor. Böylesi bir "yeni sol"un ortaklaştığı tek nokta ise Mao sonrası Çin'in, yani DengXiaoping'den itibaren başlayan "dışa açılma dönemi" ve beraberinde gelen reformların eleştirisi.

Böyle bir tablonun karşısında hem devleti elinde bulunduran, hem de uzun yıllar boyunca "titizlikle geliştirilen" "Mao Zedung Düşüncesi ve DengXiaopingTeorisi"ne sahip olan Çin Komünist Partisi, Çin'de devam etmekte olan tartışmalarda ağırlığını yitireceğe benzemiyor.

"Yüzyılın özü"

Yirminci yüzyıl boyunca Çin'de yaşanan devrimlere odaklanılan kitap, Mao sonrası dönemi "liberalleşme" olarak tanımlıyor ve "Çin gerçekten demokratik ve eşitlikçi olmak için ne yapmalıdır?" sorusunu soruyor.

1911 Devrimi’nde modern siyasetin doğuşuyla başlayan süreci ele alan yazarın kullandığı "Yüzyılın özü, 1911 Devrimi’yle başlayıp 1970’lerin ortalarındaki Kültür Devrimi’nin sonuna kadar süren ‘uzun devrim’dir" ifadeleri, Kültür Devrimi'nin sonra ermesiyle birlikte başlayan dönemin söz konusu "öz"ün dışında tuttuğunu gösteriyor.  Yine yazar tarafından sön dönem Çin'i tanımlanırken kullanılan "liberalleşme" ifadesi ise bu durumu destekler nitelikte. Ancak yazarın yüzyılın özünü tarif ederken ilk bakışta ÇKP'ye göre "daha solda" görünen fikirleri, "Çin'in geleceği için tek yol olarak sosyal demokrasinin canlandırılması" fikriyle "taçlanıyor". Ortaya çıkan bu "çelişkili" durum, yazarın kimliği göz önünde bulundurulduğunda biraz daha anlam kazanıyor.

WangHui: ForeignPolicy'nin "En iyi 100"ünden biri

Kitabın yazarı 1959 doğumlu akademisyen ve eleştirmen WangHui, çalışmaları çağdaş Çin edebiyatı ve düşünce tarihi üzerine çalışan bir profesör. Pekin'deki Tsinghua Üniversitesi'nde görev yapmakta olan Hui, Harvard, Edinburgh, Bologna, Stanford, UCLA, Berkeley, Washington üniversitelerinde de misafir öğretim üyesi olarak ders vermiş bir isim. Hui aynı zamanda 1996-2007 arasında Duşu (Okumak) adlı derginin editörlüğünü de yapmıştır.Ancak Hui'nin hayatındaki en dikkat çekici noktalardan birisi kuşkusuz 1989'da Tiananmen Meydanı protestolarına katılmış olmasıdır. "Dünya medyasının" Pekin'de olduğu bir zamanda gerçekleşen ve "demokrasi", "özgürlük" ve hatta yer yer "radikal komünist" taleplerle gerçekleştirilen ve ÇKP tarafından sert bir biçimde bastırılan eylemlerin "Renkli devrimlerin" erken provalarından biri olduğu ise artık bir sır değil.

Hui de bu eylemlerin bastırılmasının ardından ceza olarak zorunlu bir şekilde "yeniden eğitim" için yoksul bir iç ilçeye gönderildi. Hui, sonraları "Devlet politikasında solcu bir eleştiri geliştirmekle" tanındı ve 1990'lı yıllarda Çin Yeni Solunun önde gelen savunucularından biri haline geldi.

Hui'nin devlet politikasına getirdiği "solcu" eleştiriler ise kendisinin ForeignPolicy tarafından 2008 yılında "Dünyanın en önemli 100 aydını" arasına seçilmesiyle sonuçlanmıştır.

Kitabın öğrettikleri

Hui tarafından hazırlanan bu çalışma Çin'e dair araştırma yapmak isteyen okuyuculara Çin'deki Yeni Sol'un Çin'deki mevcut sisteme ilişkin düşüncelerini kavramak açısından oldukça faydalı olacaktır ancak "Çin'i anlamak" konusunda tek başına yeterli olmayacaktır ve kesinlikle bir "giriş" kitabı sayılamaz. Bu sebeplerle eser, verimini devamında okunacak benzer çalışmalarla birlikte artıracaktır.

Bugünün Çin'ini anlamak ise ciddi bir yoğunlaşmayı ve pek de aşina olmadığımız "Pazar sosyalizmi", "Bir ülke iki sistem", "DengXiaoping Teorisi", "Mao Zedung Düşüncesi" gibi kavramları araştırmaktan geçiyor. "Dağınık" ve büyük oranda "mevcut olana karşıtlık" üzerinden tanımlanan ve ortaklaşan "Yeni Sol"un yapabilecekleri tartışma konusu ve söz konusu fikirlerin etki alanı ise akademik dünyaya sıkışmış durumda ve teorik alanda "Batı Marksizmine" hızlı bir yönelme halinde. 

Bir yerden tanıdık geliyor mu?

KÜNYE: Çin’in Yirminci Yüzyılı Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol, WangHui, çev: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, 2017, 384 sayfa.