CHP son KHK'yı AYM ve AİHM’e taşıyor

CHP, 696 sayılı kanun hükmünde kararnamenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidiyor.



25-12-2017 13:32

CHP sözcüsü Bülent Tezcan, CHP'nin kabul edilen KHK ile ilgili Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuracağını açıkladı. CHP Milletvekili Avukat Haluk Pekşen de hükmün iptali için acil koduyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuracağını bildirdi.

CHP, dün yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) değerlendirmek üzere bugün olağanüstü toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK toplantının ardından CHP sözcüsü Bülent Tezcan açıklama yaptı.

“Türkiye dün yeni bir darbe bildirisiyle uyandı diyen” Tezcan, son KHK’daki tartışmalı ‘Sivillere ceza muafiyeti’ düzenlemesiyle ilgili olarak, “Buradan demokrasi değil, faşist rejimler çıkar. Türkiye bu noktaya doğru sürüklenmiştir. Militarist bir toplum, militarist bir devlet yaratılmaya çalışılıyor.” açıklamasında bulundu.

Tezcan, KHK’ları Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini duyurdu.

'ACİL' KODUYLA AİHM'E BAŞVURU

Pekşen, “Bugün itibariyle çalışmaya başladım. İki başvuru yapacağım biri AYM’ye; ki onlara bu işi çözecek bir hukuk mahkemesi oldukları için değil, iç hukuk yolunu tüketmek için götüreceğim. İkincisi de AİHM’e acil yargılamayı gerektiren bir konu olarak götüreceğim” dedi.
Pekşen başvuru gerekçelerini Hürriyet’e şöyle anlattı:

“Anayasa Mahkemesi (AYM) OHAL’ döneminde çıkan KHK’leri yargılamam, dediği için bu KHK çıktı ve Türkiye bu kaos düzenine sürüklendi. 
Burada can alıcı nokta şu; 15 Temmuz gecesi, demiyor. 15 Temmuz temel eylemenini esas alarak, devam eden bütün eylemlere yargılanma engeli getiriyor. Sadece 15 Temmuz’u değil; bugünü, yarını da kapsıyor. Eylemin türü, şekli hakkında hiç bir sınırlama yok. Sivilin biri bugün çekti birini vurdu. Yasada bir istisna var mı? Cinayet kapsam dışı, diyor mu? Demiyor. Adam FETÖ’cüydü, terör eylemi hazırlığı içindeydi, ben de çektim vurdum, dediği an yargılanmayacak.

Biri generalin kafasını kesse, Emniyet Müdürüne bıçak saplasa ve ben burada 15 Temmuz'a karşı direniyorum, dese hiçbir hukuki sorumluluğu yok. Türkiye’de artık hiç kimsenin can güveniliği yoktur. Bu reisin adamlarının düzenidir artık.

İVEDİ YARGILAMA İÇİN

Bugün itibariyle çalışmaya başladım. İki başvuru yapacağım biri AYM’ye; ki onlara bu işi çözecek bir hukuk mahkemesi oldukları için değil, iç hukuk yolunu tüketmek için götüreceğim. İkincisi de AİHM’e acil yargılamayı gerektiren bir konu olarak götüreceğim. Toplumda infial yaratan ve sonuçları itibariyle telafisi imkansız hak ihlalleri sonucu doğuracak bir düzenleme olduğu için, pilot dava olarak götüreceğim. Hatta bunu Strazburg’a gidip, elden doğrudan vermeyi düşünüyorum. Bu tür durumlarda AİHM ivedi yargılama prosedürü uygulayabiliyor.

'KAOSUN SORUMLUSU AYM'

Yetkim olsa, AYM’yi derhal, hiç bir saniye tereddüt etmem kapatırım ve üyelerin tamamını istisnasız yargıya terk ederim. Bu KHK'nin çıkarılması siyasi iktidardan çok AYM'nin sorumluluğunu gerektirir. AYM bugün Türkiye’nin bütün sorunlarının kaynağıdır. Türkiye’de bugün önce demokrasi ve hukuk devleti yıkıldı; şimdi de devleti tümden yıkıyorlar. Bunun yasal kılıfını bulma yükümlülüğünü de AYM sağlıyor. Bu eşkıya, dünyaya hükümdar oldu, anlamına geliyor. "

AKP: 15-16 TEMMUZ'U KAPSIYOR

AKP'den yapılan açıklamada ise yargı muafiyetinin yalnızca 15 ve 16 Temmuz günlerini kapsadığı iddia edildi.

AKP Sözcüsü Mahir Ünal şu açıklamada bulundu:

"Bu düzenleme 15-7-2016'da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü, yani sadece o gece ve 16 Temmuz sabahı ile ilgili. 15 Temmuz gecesi ve 16 Temmuz gününü ifade etmektedir. Burada yer alan terör eylemleri ibaresi de darbe teşebbüsünün terör eylemi olması hesabıyla yazılan bir unsurdur. Bu ifade daha sonra gerçekleşen terör eylemlerini hiçbir şekilde kapsamamaktadır.

KHK'daki cümle zaten var. Devamından kastedilen nihayetinde 16 Temmuz sabahıdır."