Cezaevlerinde tutsaklara saldırı: Yaralılar revire kaldırılmıyor

Cezaevlerinde aralarında kadın avukatların da olduğu tutsaklara yönelik saldırılar olduğu, yaralıların revire kaldırılmadığı öğrenildi.



27-02-2018 14:14

Meryem Yıldırım / @meryem_yildrim

Tekirdağ, Bolu, Silivri ve Karabük cezaevlerinde tutsaklara yönelik saldırı haberleri geliyor.

İleri Haber’e bilgi veren Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi Avukat Tamer Doğan, Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Cezaevi’ndeki T1 koğuşunda, aralarında tutuklu avukat Süleyman Gökten’in de olduğu tutsaklara gardiyanlar tarafından saldırı olduğunu aktardı. Koğuşlara baskın yapan gardiyanların, tutsakları darp ederek çıkardığını, elleri ve ayaklarını kelepçelediğini anlatan Avukat Doğan, bazı mahkumların da farklı koğuşlara dağıtıldığı bilgisini verdi.

‘KAFALARINI YERLERE VURUP, HAYALARINI TEKMELEMİŞLER’

Söz konusu koğuşta kalan avukat Süleyman Gökten ile birlikte Ali Ülgü, Mert Avcı, Hakan Karabey, Umut Abay, Karip Polat, İbrahim Yılmaz, İsmail Kara ve Murat Topçi’nin farklı koğuşlara alındığını kaydeden Doğan, söz konusu saldırının ardından 5 tutsağın 6 saat boyunca süngerli hücrede tutulduğunu aktardı.

ÇHD’li Tamer Doğan saldırıya ilişkin İleri’ye şunları söyledi: “Sabah hiçbir söylemeden koğuşa saldırmışlar ve darp etmişler. Onlar da birbirine kenetlenmiş. Herkesi darp ederek ellerine ve ayaklarına kelepçe takmışlar. Bazıların kafalarını yere vurmuşlar ve hayalarına tekme atmışlar. 6 saat boyunca süngerli odada (*) kalmışlar.”

İŞKENCE İZLERİ GÖRÜLÜYOR

İleri’ye bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu’ndan Avukat Ezgi Çakır da, Tekirdağ Cezaevi’ne kitapların keyfi bir şekilde alınmadığını, bu nedenle de söz konusu cezaevinde 1 haftadır oturma eylemi yapıldığını paylaştı. “Dün sabah sayımda saldırmışlar, koridora atmışlar, İsmail Kara adlı müvekkilimizin kafasını yere vurmuşlar. Sol tarafı tamamen kızarmış ve şişmişti” diyen Çakır, müvekkillerinin 6 saat boyunca elleri ve kolları kelepçeli şekilde süngerli odada tutulduğunu aktardı. Tutsakların koğuşlarının ayrıldığını belirten Avukat Çakır, Ali Ülgü adlı müvekkilinin ise tek kişilik hücreye koyduklarını, ailesine de “Bundan sonra orada kalacak” dendiğini aktardı. Çakır ayrıca, tutsakların alındığı yeni koğuşlarının camlarının ve kapılarının da kırık olduğunu belirtti.

YARALILAR REVİRE ÇIKARILMIYOR

Avukatlar, yaralananlar tutsakların “Doktor yok” denilerek revire de çıkarılmadığını belirtti.  

KADIN AVUKATLARIN OLDUĞU KOĞUŞA SAVCI EŞLİĞİNDE BASKIN: “GİRİN…”

Öte yandan Karabük Cezaevi’nde kalan tutsakların ailelerinin ÇHD’ye gönderdiği mesajda şunlar paylaşıldı: “Cuma günü bir koğuşa önce cezaevi savcısı gelmiş ve duvardaki şiir ve resim asılı panoyu indirmelerini istemiş, kadınlar kabul etmeyince dışarı çıkmış ve “girin” demiş. Cezaevi müdürü kapıda olduğu halde 25 tane gardiyan içeri girmiş ve bütün eşyalarını dağıtmışlar bu arada arbede yaşanmış. Avukat Didem Baydar Ünsal ve Avukat Şükriye Erden de çizikler varmış. 3 kişi de revire kaldırılmış.”

Avukat Çakır, Karabük Cezaevi’nde de koğuşlara yönelik saldırıda kadın avukatların yaralandığını bildirdi.

BOLU CEZAEVİNDE ARAMA DAYATMASI

Bir kötü muamele haberi de Bolu Cezaevi’nden geldi. Bolu Cezaevi’nde geçen haftadan beri duruşmaya giden mahkumlara jandarmanın ayakkabı araması dayatmasında bulunduğu öğrenildi. Tutsaklarının söz konusu dayatmayı kabul etmediği ve oturma eylemi yaptıkları için duruşmalara katılamadığı ve yerde sürüklenerek koğuşa getirildiği öğrenildi.

ÇAMAŞIR SUYU DÖKÜLEN ZEMİNDE SÜRÜKLEDİLER

Aynı cezaevinde gardiyanın bir mahkumu sürüklemesinden ötürü atlet dışındaki kıyafetlerin üzerinden çıktığı, gardiyanların yerlere çamaşır suyu dökerek mahkumları üzerinde sürüklediği bilgisine ulaşıldı.

SİLİVRİ CEZAEVİ ARACINDA KANSER HASTASI TUTSAĞA DARP

Öte yandan ÇHD’li Avukat Tamer Doğan, Silivri Cezaevi’ne ait bir araçta ise, jandarmaların aralarından biri kanser hastası olan iki mahkumu darp ettiğini mahkumların kendisine aktardığını söyledi.

SÜNGERLİ ODA NEDİR?
“İşkence odası”, “Cezaevlerinin kara kutusu” olarak bilinen ‘süngerli oda’, tutsakların ‘cezalandırılması’ sırasında sesin dışarı gitmemesi için tasarlandığı belirtilen, süngerle kaplı, dışarıyla bağlantının olmadığı, küçücük alanda açık tuvaletin olduğu ve 24 saat kamerayla izlenen bir oda tipi.  

Özel hayatın gizliliği, mahremiyet hakkının ihlali olarak eleştirilerin hedefinde olan ve gardiyanların da “işkence odası” dediği söz konusu oda “itaat etmeyenlere” yönelik bir tecrit ve cezalandırma biçimi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 2014’te Türkiye'deki 70 cezaevinde süngerli oda bulunduğunu açıklamıştı.

Süngerli odalar, basına daha önce de birçok kez işkence haberleriyle yansımıştı.