‘Cezaevinde bizi dronlarla gözlediler’

Cezaevinde yaşadıklarını anlatan tutuklu, koğuşlara ani baskınlar yapıldığını, tutukluların dronlarla gözlendiğini ve elle aramanın sıklaştığını söyledi.



15-04-2018 09:27

Fadile Göktürk, tutuklu kaldığı Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini anlattı. Şakran’ın pilot bir cezaevi olarak seçildiğini söyleyen Göktürk, idarenin her zaman sıkı ve baskıcı bir tarzının olduğunu söyledi. Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte tüm cezaevlerinde olduğu gibi Şakran’da da baskıların arttığını dile getiren Göktürk, “OHAL ile birlikte sık sık odalarımızda aramalar yapılmaya başlandı, birçok eşyamıza el konuldu. Kadınların birçok özel ihtiyaç malzemeleri ellerinden alındı” dedi.  

‘DRONLARLA BİZİ GÖZETLEDİLER’  

Afrin’e yönelik saldırı başta olmak üzere bölgede yaşanan baskıların Şakran’a da yansıdığını ifade eden Göktürk, “Geçenlerde ani baskınlar oldu. Bu baskınlar sıradan değildi. Üstten bile bizi kontrol etme durumları vardı. Dronlarla bizi sürekli gözlediler. Ancak, baskılar ne kadar olursa olsun bu direniş ve ruh gerçekten hiçbir zaman yıkılamaz” diye konuştu.

‘ELLE ARAMA SIKLAŞTI’

Kayyum atanmadan önce de Özgürlükçü Demokrasi ve Welat gazetelerinin verilmediğini, radyoların ellerinden alındığını söyleyen Göktürk, “Son dönemde sık sık sularımız kesilmeye başlandı. İdarenin yaklaşımı gittikçe psikolojik özel savaş argümanına dönüştü. Mesela hastanelere gidiş gelişlerimizde elle aramalar sıklaştı. Açık görüşe çıktığımızda ziyaretçilerimize baskılar arttı. Ziyaretçilerimiz gelirken birçok kontrolden geçiyordu. Biz biliyoruz ki, bu durum halkımızı bıktırmaya yönelik bir tutumdu” ifadelerini kullandı.

‘TEK TİPE GEÇİLMEMESİNİN NEDEN DİRENİŞTİR’  

Göktürk, askeri sayım dayatmasının cezaevi yönetimi tarafından kendilerine aktarıldığını ancak bunu kabul etmedikleri için sadece sözde kaldığını söyledi. Göktürk, “Bireyi kendinden koparmak” olarak tanımladığı tek tip elbise uygulamasının da henüz hayata geçirilmediğini belirterek bunun nedeni olarak da tutukluların verdiği direnişi gösterdi.  

Gardiyanların kendilerini sözlü hakaretlerle tahrik ettiğini dile getiren Göktürk, “Ancak, bu sözler bizi pek etkilemedi. Çünkü bizim bir duruşumuz var ve ‘oyuna gelmeyiz’ diyorduk” dedi. Göktürk, hastaneye gittiklerinde sevklerinin bekletildiğini ve kelepçeli tedavinin dayatıldığını söyledi.  

MEVLÜDE BAŞDAŞ’IN SON DURUMU  

Yüzde 86 engelli ve iki kez kalp krizi geçiren Barış Annesi Mevlüde Başdaş’ın son durumu hakkında da bilgi veren Göktürk, “Mevlüde annenin birçok hastalığı var. Anjiyo olması gerekiyor; ama tedavisi yapılmıyor. Gözleri görmüyor. Ciddi anlamda rahatsızlıkları var” dedi. Göktürk, “Barışı isteyen bir anneye ceza verilmesini kınıyoruz İnsanlık onuru çiğneniyor” diyerek Başdaş’ın hala cezaevinde olmasına tepki gösterdi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Göktürk, kadın tutukluların kamuoyuna asla boyun eğmemeleri yönünde mesaj gönderdiklerini de ekleyerek, “Baskılara karşı en büyük cevap direniştir. Ve herkes bu süreçte sesini yükseltmeli” diye konuştu.