Çevreci çiftin katili eşofman lastiğiyle boğulmuş

Büyüknohutçu çiftinin cinayet zanlısının eşofman lastiği ile boğulduğu ortaya çıktı. Büyüknohutçu ailesinin avukatlarından Fikri Doğan, “tuvalette eşofmanın lastiğiyle intihar etmek kolay bir şey değil. Eşofmanın lastiğiyle kendini duvara asıp intihar ettiği söyleniyor ama mümkün gözükmüyor” dedi.



21-09-2017 14:51

Antalya'nın Finike İlçesi'nde doğaya zarar veren taş ve mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin cinayet zanlısı 31 yaşındaki Ali Yamuç'un cezaevindeki şüpheli ölümünün, eşofman lastiğiyle tuvalette gerçekleştiği ortaya çıktı.

EŞOFMAN LASTİĞİYLE BOĞULMUŞ

Alanya Savcılığı'nın hazırladığı rapora göre, Ali Yamuç'un kaldığı koğuştaki diğer hükümlü ve tutuklular kahvaltıya gittiği sırada kendisinin koğuşta kaldığı, tuvalette eşofman lastiğiyle duvarda kendini astığı belirtildi. Henüz iddianamesi hazırlanmayan Büyüknohutçu çifti cinayetlerinin katil zanlısı Ali Yamuç, savcılık ve mahkeme ifadelerinde, kapatılan mermer ocağında çalışan 'Çirkin' lakaplı kişinin cinayetler için 50 bin TL teklif ettiğini, 3 bin TL'sini ödediğini söylemişti. Savcılık ve mahkemedeki bu ifadesinden sonra cezaevinde yazdığı iddia edilen ve daha sonra tutuklanan eşi Fatma Yamuç'un üzerinde ele geçirilen bir mektupta ise katil zanlısı, başka bir mermer ocağı sahibini suçladı.

UYUŞTURUCU MADDE ŞÜPHESİ

Büyüknohutçu ailesinin avukatlarından Fikri Doğan, Alanya Cumhuriyet Savcılığı'nın raporuna göre, ölümün tuvalette eşofmanının lastiğiyle boğulma şeklinde gerçekleştiğinin açıklandığını söyledi. Savcılığa cezaevinde bulunduğu süre içerisinde uyuşturucu, uyarıcı madde almaya devam edip etmediği konusunun da kan örneği alınarak otopsi raporunda açıkça belirtilmesi konusunda talepte bulunduklarını kaydeden Doğan, "Bunu önemsiyoruz, çünkü cezaevi ortamlarının ne kadar katı olduğunu herkes bilir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmaya devam ettiği tespit edilirse intiharını kolaylaştıran ya da başkalarının gerçekleştirdiği konusunda şüpheleri kuvvetlendirecektir" dedi.

EŞOFMAN LASTİĞİYLE İNTİHAR KOLAY BİRŞEY DEĞİL

İntiharın şüpheli olduğunu belirten Fikri Doğan, "Çünkü tuvalette eşofmanın lastiğiyle intihar etmek kolay bir şey değil. Eşofmanın lastiğiyle kendini duvara asıp intihar ettiği söyleniyor ama mümkün gözükmüyor. Cezaevinde eğer uyuşturucu- uyarıcı madde kullanmaya devam ettiyse muhtemelen birileri bu uyuşturucuyu sağlayarak, cesaretlendirerek, ailesi-çoluğu çocuğuyla ilgili varsayımlarda bulunarak gerçekleştirmiş olabilir. Kaldığı koğuş hücre değil, çok sayıda tutuklu ya da hükümlünün olduğu bir koğuş.  Sabah herkes kahvaltıya gittiği sırada o tuvalete gitmiş ve tuvalette yapmış deniyor" dedi.

İNTİHARDA AZMETTİRİCİ ŞÜPHESİ

Önümüzdeki günlerde iddianamenin hazırlanıp davanın açılmasının beklendiğini aktaran Fikri Doğan, katil zanlısının daha önce bazı mermer ocaklarını azmettirici olarak suçladığı ifadeleri ve mektubuyla ilgili doğruluk derecesini bilemediğini söyledi. Ancak bu olayın başından itibaren tek kişi tarafından işlenmiş olamayacağı yönünde şüpheleri olduğunu dile getiren Doğan, Büyüknohutçu çiftinin öldürüldüğü gün olay yerine gittik. Böyle bir adamın duvardan vurup, duvardan atlayıp, içeri girip eşini vurması, 100 kere denese belki bir kere gerçekleştirebileceği bir şey. Bu anlamda yetenekler çok zorlanmış ya da birileri yardım etmiş. Birilerinin yardımcı olduğu, azmettirici olduğu şüphesi kuvvetli ve şu anki ölüm şekli de öyle görünüyor" diye konuştu.

“BİR ŞEYLER AÇIKLAYABİLİRDİ”

İntihar öncesindeki süreci de anlatan Doğan, "Savcının kanaatinin cinayetle ilgili münferit, tek kişi tarafından gerçekleştirilmiş bir olay, eşi de yanında bulunarak ya da sonradan ona yardım ederek olaya biraz iştirak etmiş şeklinde iddianame hazırlamaktı. İntihar olmasaydı, kendisi de bir şey açıklayabilirdi. Elbette tabi bu tür şeylerde insanlara vaad edilen şeyler gerçekleşmezse farklı şeyler söyleyebiliyor. Bir vaadle o işleri gerçekleştirdiği için o vaad yerine gelmiyorsa, bunun bedelini tek başına kendisinin çekeceğini anladığı noktada, bu olayda kendisini azmettiren, yardım edenleri ele verme durumları olabiliyor. Bu kişinin  Alanya'ya götürülmesi de ilginç. O zaman sormuştuk ' Alanya'ya neden gönderildi' diye ve bize kendisinin güvenliğe alınması gibi bir cevap verilmişti. Şimdi ise öldü ve böyle bir ironi gerçekleşiyor" dedi.

Ali Yamuç'un cenazesi ise  Antalya Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından alınarak, toprağa verilmek üzere memleketi  Finike'ye götürüldü.