ÇEVİRİ | Suriye ve Irak’ta IŞİD’den geriye kalanlar

Almanya'da yayınlanan Süddeutsche Zeitung gazetesinin Kahire muhabiri Paul Anton Krüger, IŞİD'in son durumu hakkında bir yazı kaleme aldı. IŞİD'in ilan edilmesinden bu yana geçen sürede yaşananları Krüger'in Süddeutsche Zeitung'da yayınlanan yazısının çevirisi ile okuyucularımıza sunuyoruz.



24-10-2017 14:28
Çeviri : Özer Erdin

Üç yıldan biraz daha uzun bir zaman sonra Rakka, IŞİD’in elinden kurtarıldı. Cihatçıların devlet projesi son buldu ancak örgüt henüz kesin bir yenilgiye uğratılamadı. IŞİD’in hedefinde özellikle Irak ve Suriye dışından gelen IŞİD'ciler var. Bu IŞİD'ciler örgütün orta dereceli lider kadrolarının oluşumunda kullanılarak, gerektiğinde çeşitli ülkelerde düzenlenen eylemlere gönderiliyor.

IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin Hicri takvime göre 1453 yılının Ramazan ayında Musul’da yer alan Al-Nuri Camisi’nde IŞİD adına ilan etmiş olduğu hilafetin üzerinden tam 3 yıl 3 ay geçti. Tarih Miladi takvime göre 24 Haziran 2014’tü. Geçtiğimiz Salı günü Suriye Demokratik Güçleri IŞİD’ten Rakka’yı geri aldı. Yazın ise yine önemli bir merkez olan Musul geri alınmıştı. Böylece yaklaşık olarak modern bir ordunun harekât yeteneğine sahip olup, Ürdün kadar büyük bir bölgeyi ele geçiren IŞİD’in sembolik devlet projesi son bulmuş oldu. Bu proje kapsamına titiz bir idare tarzı, vergi toplama, verilen hizmetlerde iş bölümü gibi unsurlar dâhildi. Ele geçirilen bölgelerde yaşayan halk ise tebaa olarak görüldü ve çok katı kuralara tabi tutuldu. IŞİD en güçlü zamanlarında dünyanın her yerinden on binlerce IŞİD'ciyi eylemleri ve harekâtları için toplayabilmekteydi. Bugün böylesi bir güçten geriye çok fazla bir şey kalmadı.

Dört buçuk ay sonra Rakka’nın kurtarılması ile sonuçlanan harekâtta ABD’nin verdiği bilgiye göre IŞİD, 6000 militanını kaybetti. Bunların 1000’i Rakka’yı savunurken öldü. Askeri kaynaklara göre IŞİD, 2015’de ulaştığı en geniş toprak büyüklüğünden sonra bugüne kadar aşamalı olarak topraklarının  yüzde 87’sini kaybetti. İçinde bulunduğumuz tarih itibari ile örgüt başlangıç yıllarına geri döndü. Yani gizlenerek bölgesel gerilla savaşı veren bir terör organizasyonuna dönüştü. Şu anda kafalarda olan soru işareti örgütün gelecekte, gerek batıda gerekse de dünyanın diğer yerlerinde ne dereceye kadar eylem gücünün kaldığına yoğunlaşıyor. Batılı gizli servislere göre 6500-8000 arası IŞİD militanı Fırat Vadisi’ne geri çekildi. Ayrıca bu sayıya yönetici kadrosu ile dış ülkelerden örgüte katılan militanların da dâhil oldukları sanılıyor. Diğer yandan IŞİD bu bölge içinde yer alan Deyrizor ve Mayadin’in bazı bölgelerini halen elinde tutuyor. Söz konusu her iki kent şu an Rus hava kuvvetleri tarafından desteklenen Suriye ordusunun kuşatması altında bulunuyor. Bu kentlerin dışında IŞİD, Fırat’ın aşağısında yer alan Ebu Kemal’dan Irak topraklarında kalan El Kaim’e kadar olan bir bölgeyi kontrol ediyor. Bu alanda ise örgütün militanlarını saklayabilmesi için çok uygun yerler mevcut.

IŞİD, Irak ve Suriye’de egemen olduğu yıllar içinde birçok köyü sistematik olarak kendine tabi kıldı ve buralardan halen destek alıyor. Yine batılı gizli servislerin bildirdiği üzere önceden hiyerarşik bir emir yapısına sahip olan örgüt, bugün bu özelliğini yitirmiş durumda ve bu nedenle bir ordu gibi hareket edemiyor. Bölgesel IŞİD komutanları sadece birkaç yüz militanlık bir gücü ellerinde tutuyorlar. ABD’nin askeri operasyon planına göre 2018’in sonuna kadar terör örgütünün geri kalan kısmı da yapılacak bir final harekâtı ile yok edilecek. Şu an ABD tarafından desteklenen Demokratik Suriye Güçleri ile bazı İran ve Suriye birlikleri bu büyük final harekâtında başat rol oynayabilmek için rekabet ediyorlar. Neticede bu iki gruptan biri coğrafi şartlardan ötürü hava kuvvetleri desteğinin sınırlı olduğu Fırat Vadisi’ne girecek. IŞİD bunu biliyor ve planlarını buna göre yapıyor.

Hal böyle olunca IŞİD saflarındaki yabancılara savaşmaktan başka hiçbir şey kalmıyor. Yine gizli servislerden edinilen bilgilere göre IŞİD, aylardan beri bomba veya kimyasal silahları yapabilecek tecrübeye sahip militanları bulabilmek için kontrol ettiği alanların dışında arayış içinde. Bu nedenle örgüt aylar önce Rakka’daki deneyimli kadrosunu kent dışına çıkararak, yeni askeri planların ve bombalı eylemlerin hazırlığını yapmaya başladı. IHS adlı bir danışma firmasında Ortadoğu analisti olarak görev yapan Columb Strack şöyle diyor: “IŞİD’in Suriye’de kontrolü altında olan bölgelerden Türkiye’ye ve Kürt bölgelerine kişi başı 3000’den 5000 Dolara kadar olan bir tutar karşılığında adam göndermek mümkün olabiliyor. Bu ülkelere ulaşan teröristler kendileri için hazırlanmış olan sahte pasaportlar ile dünyanın her yerine yolculuk edebiliyorlar.” Teröristlerin muhtemel hedefleri arasında Libya, Mali, Nijer, Çat yer alıyor. Ancak böyle bir yolculuk IŞİD’in yönetici kadrosu için genellikle çok riskli olabiliyor, çünkü Amerikan ve Rus komando birlikleri onları kolayca etkisiz hale getirebiliyor. Halifeyi bulup, yakalamak ise batılı birlikler için büyük başarı olacağa benziyor. Buna ek olarak tüm batılı gizli servis birimleri halifenin halen hayatta olduğunu düşünüyorlar.

Öte yandan IŞİD, uğradığı bütün ağır yenilgilere rağmen henüz ideolojik açıdan çekiciliğini yitirmiş değil. Örgüt geçtiğimiz günlerde halifenin ses kaydını yayınladı. Bu kayıtta kayıpların ve aldıkları yenilgilerin Allahın bir sınaması olduğunu söyleyen Bagdadi, tüm mücahitlerin yılmadan savaşmalarını istedi. Militanların bombalı saldırılarla cevap vermelerinin gerekliliğini vurgulayan Bagdadi, Amerika, Avrupa ve Rusya’nın terörün merkezleri olduğunu ileri sürdü. Gerçi batılı gizli servisler Mart 2016’da Brüksel’de gerçekleştirilmiş olan terör saldırısından beri örgüte ait olan hiçbir saldırıyı kesin olarak tespit edemediler, ama diğer saldırılarda örgüt ve saldırganlar arasında bazı bağların olabileceğini olası gördüler. Şu sıralar uyuyan IŞİD hücrelerinin ve tekil saldırganların her an harekete geçebilecekleri hakkında bazı kaygılar mevcut.

Bunun dışında IŞİD, kök saldığı bölgelerin dışında da bazı birliklere sahip. Örneğin Afganistan’da Taliban’a rakip olabilecek bazı kuvvetleri olduğu biliniyor; Mısır’da yer alan Kuzey Sina’da Mısır ordusuna büyük kayıplar yaşatabiliyor ve bir Rus yolcu uçağını vurup, düşürebiliyor; Libya’daki birliklerini yenileyebiliyor. Ayrıca Nijerya’da, Filipinler’de, Tunus’da, Suudi Arabistan’da, Türkiye’de ve Kafkaslar’da IŞİD ile ilişiği olan birçok cihatçı var. Söz konusu cihatçıların geneli şimdiye kadar bombalı eylemleri kendi ülkelerinde gerçekleştirirlerken, bazıları batıdaki hedeflere yöneldiler. Bu nedenle böyle bir açıdan bakıldığında örgütün tam olarak etkisiz hale getirilmesi kolay görünmüyor.