ÇEVİRİ | Paradise Papers: Hangi firmalar var, kimlerin adı geçiyor?

Zenginler ve dev firmalar vergi ödemekten nasıl kaçıyorlar? 13,4 milyon belgeden oluşan Paradise Papers (Cennet Belgeleri) zenginlerin, büyük firmaların, ünlü sanatçıların, sporcuların ve politikacıların hangi yollara başvurarak vergi kaçırmakta olduklarını gözler önüne seriyor. Der Spiegel, Paradise Papers hakkında edinilecek en önemli bilgileri sıraladı.



11-11-2017 14:55
Çeviri: Özer Erdin

Paradise Papers (Cennet Belgeleri) adı verilen açlışma kapsamında, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun kurduğu ortak bir ağ aracılığı ile vergi kaçakçılığı hakkında yeni araştırmalar yapılarak yeni bulgulara ulaşıldı. Söz konusu bulgular 13,4 milyon belgeden oluşan bir vergi cenneti ile ilgili çok önemli bilgeleri açığa çıkarıyorlar. Bu ortak araştırmaya dünyanın önde gelen yayın organları New York Times, BBC, The Guardian, Le Monde, Süddeutsche Zeitung ve Alman NDR ve WDR TV kanalları iştirak ettiler.

BU BELGELERİN PANAMA BELGELERİ'NDEN FARKI NEDİR?

Şimdiki belgeler belirleyici noktaları göz önüne alındığında Panama Belgeleri ile oldukça özdeşler. Bilindiği üzere Panama Belgeleri Panamalı Mossack Fonseca adlı bir şirketin bünyesinde oluşturulmuştu. Yeni ele geçen belgeler ise merkezi Bermuda Adaları’nda olan Appley adlı bir hukuk bürosuna aitler. Buna ek olarak merkezi Singapur’da yer alan Asiaciti Trust adlı bir firmanın bünyesinde de Malta ve Bermuda Adaları’nda da söz konusu olan faaliyetlerin yürütüldüğü anlaşıldı. Elbette bu bilgilerin Uluslararası Araştırmacı Komisyonu’na kim veya kimler tarafından ulaştırıldığı hakkında hiçbir suretle bilgi verilmedi.

BELGELERDE HANGİ ÜNLÜ İSİMLERİN ADI GEÇİYOR?

Süddeutsche Zeitung’un elinde olan belgelerde toplam 50 ülkeden 120 politikacının adı geçiyor. Bu isimlerin dışında ünlü yatırımcılar ve sporcular da var. Belgelerde adı geçen ABD’den en ünlü politikacı, Trump hükümetinin Ticaret Bakanı Wilbur Ross. Belgelere göre özel girişimci olarak Ross, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in damadına ve Kremlin’e yakın bazı yatırımcılara ait olan bir firmadan gelir elde ediyor. Öte yandan belgelerin ABD’ye dayanan bölümlerinde Başkan Donald Trump’ı seçim kampanyası esnasında destekleyen birçok danışmanın ve bağışçının da adı geçiyor.

İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in serveti büyük bir satış mağazası zincirine yatırılmış durumda. Bu mağaza zinciri ile aynı zamanda Arjantin Finans Bakanı Luis Caputo’nun bağlantısı da mevcut.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ya çok yakın olan bir kimsenin ise şüphe uyandıran bir takım işlere karışmış olduğu ve bu sayede devletin gözünden milyonlarca dolarlık verginin kaçırıldığı anlaşılıyor. Nobel ödüllü Kolombiya Başkanı Juan Manuel Santos’un ise 2000 yılında finans bakanı olmadan önce Barbados’da kayıtlı olan bir holdingin patronu olduğu belgeler arasında yer alıyor.

BELGELERDE HANGİ FİRMALARIN ADI GEÇİYOR?

Şimdiye dek açığa çıkarılan diğer belgelerde olduğu gibi Paradise Papers’larda da çok uluslu şirketlerin vergiden kaçınmak amacıyla geliştirmiş oldukları modeller söz konusu. Örneğin ABD’li Nike firması Appleby Hukuk Bürosu sayesinde ödeme yükümlülüğü olan vergileri %13,2’ye kadar düşürmüş. Nike’ın yanında Facebook, Uber ve Whirlpool gibi devasa firmalar da Appleby’in müşterileri arasında yer almaktalar. Yine belgelerden öğrenildiğine göre bilgisayar teknolojisi firması Apple düşük vergilendirme sisteminin olduğu bir merkez arayışına giriyor olmasının yanında o ülkede şayet hükümet değişse dahi kendisine aynı vergilendirme ayrıcalığının sunulması talebinde bulunuyor. Ünlü İsviçreli hammadde firması Glencore ise Kongo’da yapacağı bir hammadde anlaşması için milyonlarca dolar tutarında rüşvet ödüyor.

BU SUÇLAMALARIN MUHATAPLARININ CEZALANDIRILMALARI MÜMKÜN MÜ?

Süddeutsche Zeitung’un araştırmalarına göre Cennet Belgeleri’nde otomatik olarak hukuka ya da etiğe aykırı herhangi bir durumun olmadığı sonucuna varılıyor. Offshore firmalar aracılığı ile yapılan vergi kaçırma planlarında ya yasal sınırların dışına çıkılmamış ya da hukuksal gri alanda kalınarak olası bir ifşa edilme halinde cezai işlemlere karşı savunma mekanizmaları canlı tutulmuş. Panama Belgeleri’nde ise Cennet Belgeleri’nden farklı olarak birçok hukuk dışı alan bulunmuş ve bu alanlar nedeniyle İzlanda Başbakanı görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı. Pakistan’da ise Başbakan Navaz Şerif görevinden uzaklaştırılmıştı.

Yüksek oranda vergi kaçakçılığına ilişkin olarak açığa çıkarılan bu son belgelerle beraber siyaset kurumlarının bu tür vergi kaçırma hilelerine karşı yeteri kadar bir girişimde bulunup bulunmadıkları hakkında yeniden tartışılmaya başlanıldı. Avrupa ve diğer ülkeler kendi aralarında vergi veri tabanı değiş-tokuşu yapmalarının yanında vergi kaçakçılığına karşı uluslar arası bazı yasaları da devreye sokmaktalar. Ancak uzmanlar bu tür önlemlerin yeterli olmadığını belirtirlerken, konuya dair daha kapsamlı caydırıcı adımların atılmasını istiyorlar.