ÇEVİRİ | ABD askeri yığınakla Uzak Doğu'da savaşa hazırlanıyor

World Socialist Website'ta James Cogan imzasıyla yayınlanan "ABD yükselen savaş tehlikesi nedeniyle Uzak Doğu’daki askeri varlığını güçlendiriyor" makalesini İleri Haber okuyucuları için çevirdik.



16-02-2018 16:28

Yazar: James Cogan

Çeviri: Özer Erdin

Geçen ay Trump hükümeti ‘Ulusal Savunma Stratejisi Raporunu’ yayınladı. Çin ve Rusya bu raporda ABD emperyalizminin ‘en önemli stratejik rakipleri’ adı altında ‘revizyonist güçler’ olarak tanımlandılar. Raporda ayrıca söz konusu iki nükleer gücün ABD’nin küresel egemenliğini zayıflatamayacakları vurgulanırken, ABD’nin savaş hazırlığına ilişkin olan çalışmalarının öncelik kazanması gerektiğinin altı çizildi.

ABD Ordusu Obama hükümetinin Kasım 2011’de provoke edercesine Uzak Doğu’ya yöneleceğini açıklamasından itibaren tam da bunu yapıyor. ABD geçtiğimiz altı yıl içinde savaş gemileri, denizaltıları, bombardıman uçakları, savaş jetleri ve deniz piyadelerinden oluşan devasa bir askeri yapıyı Çin ile savaşmak üzere Uzak Doğu’ya konuşlandırdı. Avustralya ve Singapur’da da yeni üsler kuran ABD, buna ek olarak Filipinler’de ve Tayland’da yer alan askeri üslerini genişletti. Hindistan, Çin’e karşı kazanılan yeni stratejik ortak oldu ve bu sayede ABD Ordusu için yeni giriş alanlarını yaratma, servis bakım ve ikmal işlerini üstlenmeye başladı.

ABD Japonya’ya ise Okinawa Adası da dâhil olmak üzere yaklaşık 50.000 asker yerleştirdi. Bunların arasında 18.000 deniz piyadesi, taşıyıcı savaş grubu ve savaş jetlerinin birçok çeşidini içeren bir hava kuvveti de yer alıyor. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ile yaşanacak bir çatışma halinde en ön cepheye dönüşecek olan Güney Kore’ye ise 29.500 asker gönderildi. Guam Adası’na ise 7000 asker ve nükleer silah güdümlü B-52 ve B-2 bombardıman uçakları yerleştirildi.

Öte yandan Wall Street Journal (WSJ) geçen hafta ABD Ordusu’nun Uzak Doğu’da yoğunlaştığı söz konusu bölge hakkında haber yaptı. Buna göre Pentagon, 10 yıldan uzun bir süreden beri ağırlıklı olarak Irak’ta ve Ortadoğu’da savaşmış olan Amerikan batı kıyısı deniz piyadesi harekât birliklerini de bölgeye göndermeyi düşünüyor. Bir deniz piyade harekât birliği 2200 piyadeden, jetleri ve helikopterleri taşıyan savaş gemilerinden, güdümlü roketlerden, harekât destek gemilerinden ve saldırı yeteneğine sahip denizaltılardan oluşmaktadır. Söz konusu birliklerin kullanımı 21. Yüzyılın ‘gambot’ politikasıdır. Bu birlikleri taşıyan gemiler yedi ay kadar boyunca bölgede seyredecekler ve bu sayede Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan ülkeler ABD’yi Çin’e karşı desteklemeye ikna olacaklardır. Pentagon temsilcilerinin WSJ’e verdikleri bilgiye göre devriye gezecek olan deniz piyade harekât birlikleri ABD’nin müttefikleri ile tatbikat yapacaklar ve ortaya çıkması muhtemel çatışmalara anında reaksiyon göstereceklerdir. Yani açıkça söylenmese de devriye gezecek olan ‘amfibik harekât’ birlikleri ile Çin’e bağlı adalara ve kayalıklara operasyon düzenlenmesi düşünülmektedir. Çin Ordusu ise şu an Amerikan donanmasına karşı bu adalarda yer alan askeri üslerini genişletmekle meşguldür.

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford geçen hafta Kuzey Avustralya’da yer alan Darwin kentindeki birlikleri denetlerken şöyle bir basın açıklaması yaptı: “Burada bizim uzun süreli çıkarlarımız, uzun süreli görevimiz ve mevcudiyetimiz söz konusudur.” Bu açıklamayı takiben Pentogan temsilcileri de Okinawa’dan yılda altı ay için Darwin’e gönderilecek olan deniz piyadelerinin sayılarının Mart’ta ve gelecek yıllarda kesin olarak arttırılacağını belittiler.

Buna ek olarak ABD Ordusu KDHC’deki mevcut iktidarı yıkmak ve Kuzeydoğu Asya’daki güç dengelerini hissedilir ölçüde değiştirmek amacıyla KDHC’ye karşı kısa süreli olmak üzere geniş çaplı bir askeri saldırı planlamaktadır. Böyle bir durumda 25 milyon nüfuslu yoksul ülkenin komşu devletleri olan Çin ve Rusya stratejik olarak doğrudan zarar göreceklerdir. Güney Kore’de düzenlenen Kış Olimpiyatları’nın açılışında ABD Başkan Yardımcısı Michael Pence’in davranış biçimi tehditkârdı. Güney Kore hükümeti KDHC’li bir spor takımının olimpiyatlara olan katılımını selamlamak ve KDHC devlet başkanının kız kardeşi olan Kim Yo-Young’u ve izole edilmiş olan ülkenin yüksek halk meclisi başkanı Kim Yong-nam’ı diplomatik saygı çerçevesinde karşılamak için büyük çaba saffetti. Güney Kore hükümeti ayrıca gerginliği azaltmak üzere iki devlet arasındaki görüşmeler için çekingence adım atma girişiminde bulundu. Özellikle vurgulanması gerekir ki, Kore Yarımadası’nda çıkacak bir savaş yüz binlerce kişinin ölümüne sebebiyet verecek olmasının yanında her iki ülkenin ekonomik ve sosyal tahribatını da beraberinde getirecektir. Michael Pence ise gayet bilinçli olarak hesaplanmış emperyalistçe bir kibir ve aşağılama tutumu ile Güney Kore ve KDHC’ye ABD’nin barışçıl bir uzlaşıya ilişkin hiçbir ilgisinin olmadığını göstermiş oldu. Pence ayrıca, olimpiyatlara katılan tüm devletlerin davet edilmiş oldukları bir yemeği sadece KDHC temsilcileri ile konuşmadan erken terk etti. Öte yandan Kore takımı açılış seremonisinde beraber yürürken, ayağa kalkmayan Pence, oturmaya devam etti. Bu tarz diplomatik bir tahkir sadece ama sadece tek bir hedefe yöneliktir ve bu sayede Trump hükümetinin yanlış anlaşılmaya fırsat vermeden KDHC’yi ABD’nin uydu devletine dönüştürmek istediği aşikârdır. Başka bir deyişle Washington, Kim Yong-un yönetimini tam olarak teslim olmaya zorlamaktadır. Aksi takdirde gerek hazırlığı yapılan planlar gerekse de Trump’ın KDHC’yi “alevler ve öfkeyle, tamamen tahrip edeceğine” ilişkin olan tehditleri gerçekleşecektir. General Dunford ise Amerikalı deniz piyadeleri önünde şu dehşet verici konuşmayı yaptı: 

“… Nihayetinde, eğer Kore Yarımadası’nda savaşırsak, bu çirkin bir savaş olacaktır. Deniz piyadeleri ve askerler yarımadaya müttefiklerimiz ile beraber çıkartma yapacaklardır. Eğer bir deniz piyadesiysen, eğer bir üniforma taşıyorsan ve sabahları kalktığında barışın son günü olduğuna inanıyorsan, sonunda haklı çıkacaksındır.”

Alınmakta olan söz konusu önlemlerden ve verilen beyanatlardan hareketle KDHC, olimpiyatlardan sonra ABD’nin, Güney Kore’nin, Japonya’nın, Avustralya’nın ve diğer ABD müttefiklerinin kendisine karşı bir saldırı düzenleyecekleri sonucuna varabilmektedir.

Kapitalizmin çelişkileri dünyayı II. Dünya Savaşı’ndan beri en kötü ve en pahalıya mal olacak olan bir çatışmanın eşiğine getirmiştir. Kendi içinde yaşadığı krizlerden dolayı sıkıntılı olan Amerikalı egemen sınıf, artık dünyaya kendi isteklerini dayatmakta beceriksiz kalmaktadır. Söz konusu sınıf tam da bu nedenle karşı konulamaz çöküşünü durdurmak için son 25 yılda tırmanışa geçen savaşları tek olasılık olarak görmektedir. Çin’in ve Rusya’nın kendilerini Kore Yarımadası’nda çıkacak bir savaşın dışında tutmaları halinde bile, büyük güçlerin birbirlerine karşı nükleer silah kullanma tehlikesi artacaktır. Krizlerle sarsılmakta olan kapitalist oligarkların temsil ettikleri Pekin ve Moskova yönetimleri de ABD ile yaşanacak çatışmalara karşı aktif olarak hazırlık yapmaktadırlar. Buna ek olarak Avrupalı emperyalist güçlerin askeri ve düşünce üreten çevrelerinde de Washington ile girişilecek bir çatışma kaçınılmaz olarak değerlendirilmektedir.

Rus devrimci Wladimir Lenin 1915 yılında Zimmerwald adlı bir İsviçre köyünde düzenlenmiş olan savaş karşıtı bir konferans için şu sonuç metnini yazmıştı: “İçinde bulunduğumuz çağın tüm objektif koşulları proletaryanın kitlesel devrimci mücadelesini gündeme getirmektedir. Sosyalistlerin görevi, mücadelenin hiçbir yasal aracına son vermeksizin, bu araçların tümünü ana hedefe tabii kılmak, işçilerin devrimci bilincini geliştirmek, onları enternasyonal devrimci mücadelede birleştirmek, her devrimci çıkışı teşvik etmek ve halkların arasında yaşanan emperyalist savaşı ezilenlerin ezenlere karşı yürüteceği ve kendisine kapitalist sınıfın araçlarını kamulaştırmayı, politik gücün proletaryanın eline geçmesini, sosyalizmin gerçekleştirilmesini hedef alan bir iç savaşa dönüştürmektedir.”         

Kaynak: World Socialist Website

1. Gambot, (İngilizce "gunboat"tan gelir) bir veya birkaç silahı bulunan küçük savaş gemilerinin adıdır. Terim olarak ilk 18. yüzyılda kullanılmış ve tam niteliği belirsiz bir kavram olarak birçok gemi tipi için kullanılmıştır. 19. yüzyılın sonlarına doğru ve 20. yüzyılın başında gambot terimi genelde devriye görevi yapan küçük silahlı gemiler için kullanılır oldu. Bu gemiler nehirlerde de savaşabilmekteydi ve torpido taşıyanları da "torpido gambotu" olarak adlandırılıyordu. Daha sonra büyük devletlerin kolonilerine ve himayeleri altındaki devletlere karşı gözdağı olarak kullanıldığı gemiler de olduklarından literatüre "gambot diplomasisi" adında bir politika kazandırdılar. https://tr.wikipedia.org/wiki/Gambot
2. Amfibik harekât, stratejide, deniz ve kara müşterek harekâtına denir ve daha ziyade denizden karaya, asker ve zırhlı araçlar çıkarılmasını kapsar. Bu alanda özel olarak hazırlanmış deniz piyadesi birlikleri ile denizden yüzen tank ve zırhlı araçlar yapılmıştır.https://tr.wikipedia.org/wiki/Amfibik_harekât