Çapa’da işten atılan Cemal Bilgin: İşçilerin referandumda 'Hayır' demesi lazım

İşten atılan TASİŞ-DER Başkanı Cemal Bilgin’in İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde başlattığı direniş 24. haftasına girdi. Direniş süresince yaşadıklarını İleri'ye anlatan Bilgin, her seçim döneminde pazarlık konusu yapılan taşeron işçilerin, AKP hükümetinin ‘yalan referandum vaatlerine’ “Hayır” diyeceğini söyledi.



24-02-2017 14:56
Meryem Yıldırım

İşten atılan Taşeron İşçileri Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği (TAŞİŞ-DER) Başkanı Cemal Bilgin için, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde her hafta düzenlenen nöbet bugün 24. haftasına girdi. İşten atılma, sürgün ve rotasyonların sonlandırılması, kadrolu çalışma hakkının kazanılması talepleriyle her hafta cuma günü saat 12.00'de Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde düzenlenen eylem için bu hafta da hastane önünde buluşuldu.

 “Taşeron mücadelesinin simge ismi Cemal Bilgin işe iade edilsin” yazılı pankartın taşındığı eyleme sağlık emekçileri ve yurttaşlar destek verdi. Tüm taşeron işçilerinin hakları için mücadele ettiğini belirten Bilgin, haklarını elde edene kadar mücadelesini sürdürmekte kararlı.

İleri Haber olarak direnişinin 24. haftasına giren Cemal Bilgin ile direnişini ve her seçim döneminde pazarlık konusu yapılan taşeron işçilerinin, AKP hükümetinin “referandumdan sonra daha demokratik ve istikrarlı Türkiye” iddiasını konuştuk.

Bilgin, referandumdan sonra işçileri güzel ve iyi şeylerin beklemediğini ifade etti.

'AKP’NİN REFERANDUM VAATLERİ BOŞ'

Sözlerine “Bu iktidarla işçi sınıfının güzel günler görmeyeceği kesin” şeklinde başlayan Cemal Bilgin, AKP hükümetinin referanduma dair verdiği sözlerin “boş” olduğunu söyledi.

“Verilen sözler tutulmayacak” diyen Bilgin şöyle devam etti: “Referandumda “evet” verin size kadro vereceğiz sözlerine inanmıyoruz. Görüşmelerimizden de biliyoruz. Kadro gelmeyecek. Bunlar yine yalan vaatler. Gerçeği yansıtmıyor.”

TAŞERON İŞÇİLER KADRO BEKLERKEN, BAKANDAN GELEN MEMUR AÇIKLAMASI

Türkiye’de taşeron işçiler kadro beklerken Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada “memurluğun tapulu mal olmadığını” söyledi.

Memurluğa ilişkin bunları söyleyen bir hükümetin taşeron işçilere verdiği vaatlerin inandırıcı olmadığını ifade eden TAŞİŞ-DER Başkanı Bilgin, “Bireysel emekliliğin çıkması, esnek çalıştırmanın çıkması, kiralık işçiliğin, özel istihdam bürolarının onaylanması, bunlar tamamen kadrolu ve güvenceli çalışmanın önüne geçen şeyler. İşçilerin burada uyanık olması lazım” dedi.

‘İŞÇİLERİN “HAYIR” DEMESİ LAZIM’

“İşçilerin oyunun kahverengi olması lazım, “hayır” demesi lazım” diyen Bilgin, sadece bununla da yetinilmemesini, aynı zamanda mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sivil toplum örgütleri, sendikalar (yandaş sendikalardan bahsediyor) ve siyasi partilerin de mücadele programının işçilerin talepleriyle paralel doğrultuda olması gerektiğini dile getiren Bilgin, “İşçilerin de üretilen politikalarla Meclis’te olması lazım. Huzurlu ve refah bir yaşam için” dedi.

‘HALK BİLİNÇLENDİ’

24 haftadır direnişini sürdüren Bilgin, mücadelesi boyunca hiç yalnız kalmadığını da sözlerine ekledi. Bilgin, baskılara ve tehditlere rağmen üniversitede okuyan öğrencilerin ve yurttaşların direnişine destek verdiklerini aktardı.

Bilgin, sözlerini “24 haftadır orada oluşan bilinçle desteğe gelen halk da ‘taşeron sisteme hayır’ diyor. Bir bilinç oluştu. Sendika önderlerine, sendikalara ihtiyaç var” şeklinde sürdürdü.

'TÜRK İŞ NEDEN SESSİZ?'

“Halk sokakta sendikaları görmek istiyor” diye konuşan Bilgin şunları söyledi:

“Halk, partilerden daha önce sendikaları sokakta görmek istiyor. Halkın çoğunluğu işçi olduğu ve sendikalarda hak hukuk mücadelesi verdiği için onları görmek istiyorlar. İşçiler, halk şu an partilerin ve sendikaların (yandaş) önünde gidiyor. Bizim emeğimizi peşkeş çekiliyor patronlara. İşçilerin fonundan patronlara teşvik veriliyor. Sendikalar neden “hayır” demiyor. KESK, DİSK açıkladı “hayır” dediğini, Türk İş neden sessiz kalıyor? Varlık Fonu’na gidenler siyasi görüşü ne olursa olsun bizim, emekçinin cebinden gidiyor.”

'SADECE “HAYIR” DEMEK YETMİYOR'

Ortak soruna karşı ortak mücadele gerektiğini vurgulayan Bilgin sözlerini şu mesajla sonlandırdı: “Bu sadece DİSK’in, KESK’in mücadelesi değil, herkesin mücadelesi. Taşeron sistemine “hayır” demeye devam edeceğiz. Sivil toplum kuruluşlarının, işçi mücadelesi veren herkesin yan yana gelerek mücadele etmesi lazım. Sadece “hayır” demek yetmiyor.”

İŞE İADE DAVASI 27 NİSAN’DA

Bilgin’in işe iade için açtığı davanın 3. duruşması ise 27 Nisan’da görülecek.