Buldan'dan Erdoğan'a Çiller hatırlatması: Kamuflaj giyen partinin geleceği tarihin çöp sepetidir

Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "Nükleer felaket projelerine izin vermeyeceğiz" dedi.



03-04-2018 16:46

İleri Haber

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali hakkında konuşan  Pervin Buldan, "Nükleer felaket projelerine izin vermeyeceğiz" dedi.

Buldan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

-Bugün Antalya Ekoloji Meclisi ve Yaşam Dayanışma Yolcuları Ekoloji Grubu aramızda. Bu coğrafyayı nükleer atık çöp sahasına çevirecek nükleer santrallere karşı buralara kadar gelen dostlara teşekkür ediyoruz. Ne Akkuyu’da ne Sinop Gerze’deki nükleer felaket projelerine izin vermeyeceğiz. Sizlerin yanındayız. Mücadelenizi destekliyoruz. 

'AFRİN'DE YAPILAN İŞGALDİR'

-HDP olarak hep ifade ettik, yine söylüyoruz. Afrin’e yapılan, bir işgal girişimidir. Afrin’de yaşayan insanlar, orada doğup büyüyenler, kendi yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmışlardır. Oradan sürgün edilmişlerdir ve akşam 8’den sonra başlatılan sokağa çıkma yasağıyla birlikte Afrinliler’in evleri talan edilmiş, bu da ÖSO güçleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

'HABERTÜRK YAYINI İNSANLIK SUÇUNUN BELGESİDİR'

-Habertürk yayını insanlık suçunun belgesidir. Çünkü Afrinliler, ÖSO çetelerinin zulmünü, hırsızlığını, tecavüzünü anlatıyor, ama tercüme yapan AFAD yetkilisi zat, “ÖSO değil YPG yaptı” diye kandırarak ifade etmeye çalışıyor. Bu bir rezalettir. Afrin’deki gerçeklerin üzerini yalanlarınızla örtemezsiniz. İşte Habertürk kanalında tercümanlık yapan bir AFAD yetkilisi marifetiyle bunu YPG olarak Türkiye halklarına yutturmaya çalışıyorsunuz, ama Türkiye toplumunun sizin yalanlarınıza da, yaptığınız haberciliğe de karnı tok.

İleri Hatırlatıyor

'İNSANLAR ÖLÜYOR, AKP RANT PEŞİNDE'

-Cumhurbaşkanı’nın danışmanı olan bir zat, “Afrin’de 50 küsur şehit verdik, ama iki önemli kazancımız var diyor. “Oradaki ihalelerde büyük pastayı Türk müteahhitler alacak” diye bir açıklama yapıyor. Bu zaten başlı başına tam bir rezalet. Orada insanlar ölüyor, insanlar evlerini, barklarını terk etmek zorunda kalıyor. Ama AKP yetkilileri oradan rant elde etmenin, para kazanmanın yollarını arıyor.

-Birleşmiş Milletler’i özelikle acil bir müdahaleye davet ediyoruz. Talan, yağma ve insanlık suçlarını önlemeye çağırıyoruz. Bir kez daha söz veriyoruz. Afrinliler kendi yaşadıkları topraklara mutlaka geri dönecektir. Çünkü Afrin Afrinlilerindir.

'AFRİN İŞGALİNE TOPLUMDAN DESTEK ÜRETMEYE ÇALIŞIYORLAR'
  
-Bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonu yanına sanatçıları alarak Afrin sınırına gitti. Hatay’a gittiler ve belli ki, aslında Afrin işgaline toplumdan bir destek alamadıkları için, bunlar üzerinden bir toplumsal destek üretmeye çalışan bir zihniyet var. Sanatçıların durması gereken yer barış olmalıdır.
 
-Hiçbir sanatçı savaştan yana olmamalıdır. İnsan ölümlerinden yana olmamalıdır. Biz gerçek sanatçıları tanıyoruz. Ahmed Arifleri, Aşık Mahsunileri tanıyoruz. Biz Ahmet Kayaları, Yılmaz Güneyleri tanıyoruz. Onlar Türkiye halklarının gönlünde, vicdanında gerçek sanatçılar olarak hala yaşıyorlar. Gerçek sanatçı halkına hizmet eder, barışın yanında saf tutar. O yüzdeni Afrin sınırına gidip pozlar veren, şarkılar söyleyen sanatçıların bu ülkede yerleri elbette ki farklı olacaktır. Biz hiçbir sanatçımızın ölümlerden yana olmasını tercih etmeyiz.
 
-Eğer bu ülkeye katkı sunmak istiyorsanız, bu ülkenin geleceğine yatırım yapmak istiyorsanız, işte o zaman barışın yanında saf tutacak ve barış türküleri söyleyeceksiniz.

'EN ÖN SAFLARDA KADINLAR OLACAK'

-İktidarın savaş politikalarından bir türlü vazgeçmediğinin bir göstergesi de kadınlara olan yaklaşımıdır. Geçtiğimiz hafta Meclis’te kadın sanatçıların sahneye çıkmasının İsmail Kahraman tarafından engellendiğine tanık olduk.

-AKP Hükümeti’nin yaratmak istediği kadın tipi evinde oturan, kocasına hizmet eden kadın tipidir. AKP’nin elinde olsa bugün kadınlar yaşamın hiçbir alanında sokağa çıkmayacak. Tiyatroya, sahneye çıkmayacaklar. Milletvekili şu kürsüde konuşma bile yapamayacak. Ancak biz öyle bir kadın tipi  yarattık ki, erkeklerin tahakkümü altına girmeyen bir kadın tipi. 

-En ön safta kadınlar olacak. Her sinemada, her filmde başrolde kadınlar oynayacak, Meclis’te kadınlar konuşacak. İşte bu yüzden kadına olan yaklaşımınızla, Sayın Kahraman şahsında, TBMM tarihine kara bir leke olarak geçtiniz. Kadın tiyatroculara sahip çıkan kadın arkadaşlarımıza da seslenmek isterim: Bugün, ötekileştirilen, yok sayılan sadece tiyatrocu kadınlar değildir. Siyaset yapan kadınlardır aynı zamanda. Kadın milletvekillerimizin 9’unun cezaevinde olduğunu niçin görmüyorlar?

-Kadınların haklarını savunmak önemli. Fakat bir tarafta bunlar yaşanırken, HDP’den seçilen kadın milletvekillerinin ve kadın belediye eş başkanlarının cezaevlerinde rehin tutulduğunu da kendilerine hatırlatmak isterim. Biz dünyada nerede olursa olsun, kadınların yaşadığı her türlü sıkıntıya, müdahaleye karşı da birlik ve beraberlik içinde olmak istediğimizi belirtmek isterim.

'EN SON KAMUFLAJI ÇİLLER GİYMİŞTİ, ŞİMDİ ADI BİLE OKUNMUYOR'

-Geçen hafta Cumhurbaşkanı’nın askeri kamuflaj giydiğini gördük. Askeri vesayete karşı olduklarını ve bununla mücadele ettiklerini söyleyen AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan askeri kamuflajla sınıra gitti. En son, askeri kamuflajı kim giymişti? Tansu Çiller. O da şu anda yok. ABD’de ve Türkiye’de siyaset tarihinde adı bile okunmuyor. Çünkü Kürtler üzerinden, Kürtleri inkar ve imha üzerinden yapılan politikalar hiçbir iktidara kazandırmaz.

'ASKERİ KAMUFLAJ GİYEN BİR PARTİNİN GELECEĞİ TARİHİN ÇÖP SEPETİDİR'

-Askeri kamuflaj giyen Sayın Cumhurbaşkanı’na da ifade etmek isteriz ki, siz de artık siyaseten son günlerinizi yaşıyorsunuz. Askeri kamuflaj giyen bir partinin geleceği tarihin çöp sepetidir.
 
-Recep Tayyip Erdoğan, AKM’nin yıkımı için “Geziciler çatlasa da patlasa da” dedi. Bir Cumhurbaşkanı, çatlasa patlasa dememelidir. “Çatlasın patlasın” ifadesi üzerinden siyaset yapmamalıdır. Bir ülkeyi kutuplaştırmamalıdır bir Cumhurbaşkanı. Onun görevi birleştirmektir. Bu ülkeyi çoğaltmaktır, refaha ve huzura kavuşturmaktır. Ama AKP’nin başındaki zat, ne yazık ki, bu ülkeyi bir uçuruma, bir felakete sürüklemektedir. Çatlasın patlasın ifadesi kimsenin ağzına yakışmaz.

'HİÇ KİMSENİN BU ÜLKEYİ TERK ETMEK GİBİ BİR NİYETİ YOK'
 
-Hem çatlasın patlasın, hem de bu ülkeyi sevmeyenler gitsin diyen Cumhurbaşkanı’na şunu söylemek istiyorum: Hiç kimsenin bu ülkeyi terk etmek gibi bir niyeti yok. Bu ülkeden gitmek isteyen kimse yok. Bu ülkeden gitmesi gereken birisi varsa, o da sizsiniz, AKP iktidarıdır. Ancak siz gittiğiniz zaman bu ülkede refah olacak. Bir hafta hastalanıyor, ekranlara çıkmıyor, bir bakıyorsunuz dolar düşmüş, insanlar huzur içinde. Bir televizyona çıkıyor, dolar ve euro fırlıyor, ekonomik kriz başlıyor. Bir zahmet edip sussa, konuşmasa bu ülkede her şeyin ne kadar iyiye gittiğini herkes görecek.

'AKP-MHP KOALİSYONU 2019'A KADAR BEKLEYEMEZ'

-İşte bunun için, seçimlerde özellikle 2019 diyorlar, ama erken bir seçimin yapılacağını da biliyoruz. Kamuoyuna yalan söyleyip, seçimler zamanında yapılacak deyip, arka kapılarda seçim tarihini bile belirliyorlar. AKP-MHP Koalisyonu 2019’a kadar bekleyemez.

-Hayır, bekleyemez. 2018’in sonbaharında bu ülkeyi bir seçim bekliyor. Yalan söylemekten vazgeçin. Seçimler zamanında yapılacak deyip, başka hesapları içinde olarak seçim çalışmalarını hızlandıran AKP Hükümeti seçim hazırlığı yapıyor, biliyoruz.