Böbreği kavanozla getirdiler

Hastanın ameliyatla alınan böbreği patolojiye götürülmesi gerekirken, cam kavanoz içinde hastane odasına getirildi.



16-01-2018 11:52

Hastanın ameliyatla alınan böbreği patolojiye götürülmesi gerekirken, cam kavanoz içinde hastane odasına getirildi. Hasta ve ailesinin konuyu yargıya taşımasının ardından mahkeme, doktor ve hastane yönetimini 10 bin lirası manevi olmak üzere 68 bin 882 lira tazminata mahkum etti.

İHA'nın aktardığına göre; Osmaniye'de ikamet eden bir kişi, rahatsızlanınca yakınları tarafından hastaneye kaldırıldı. Yapılan tahliller sonucunda hastanın sol böbreğinin fonksiyonunu yitirdiği ve karın boşluğunda iltihap oluştuğu teşhis edildi. Hastanın 5 Aralık 2007 günü gerçekleştirilen ameliyat ile sol böbreği alındı. Alınan böbrek, cam kavanoz içerisinde hastanın tedavi gördüğü hastane odasına getirildi.

CAM KAVANOZDAKİ BÖBREK 4 GÜN ODADA BEKLETİLDİ

Görevlilerin 'doktor tarafından patolojiye gönderilecek' dediği kavanozdaki böbrek 4 gün boyunca odada bekletildi. Ameliyat sonrası yapılan takiplere rağmen iyileşmeyen hasta bu kez başka bir hastaneye götürüldü. Yapılan kontrollerde böbreğin alındığı bölgede kistlere rastlandı. Hastaya kanser teşhisi konuldu.

Hasta ve ailesi, doktor ve hastanenin ihmali bulunduğu iddiasıyla olayı yargıya taşıdı. Aile, Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Bir taraftan da doktor ve hastane yönetimi hakkında soruşturma başlatıldı.

Böbreğin kavanoz içerisinde odasına getirildiğini ve doktor tarafından patolojiye gönderileceğinin söylendiğini ancak böbreğin odada 4 gün kaldığını belirten hasta, maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.

YARGILAMA SÜRECİNDE HAYATINI KAYBETTİ

Mahkemede ifade veren davacılar, davalı hekimin teşhis ve tedavide ihmali bulunduğunu, davalı hastanenin de doktorun çalıştıran sıfatı ile bu ihmalde müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu ifade ettiler. Kanser gibi bir hastalıkta erken teşhis avantajlarından yararlanamadığını belirten davacı hasta, davalı doktorun ameliyatla aldığı böbreğin patolojik araştırmasının yapılmamasında ağır ihmali bulunduğunu öne sürdü. Davacılar, 7 bin TL maddi 20 bin lira manevi tazminata hükmedilmesini istedi. Yargılama sürecinde kanser teşhisi konulan davacı hasta hayatını kaybetti.

KARAR ÇIKTI

Davacı avukatı, 2012'de mahkemeye verdiği dilekçeyle davacı hastanın ölümü nedeniyle dahili davacıların davaya katılmalarını, davaya destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi giderleri ve cenaze masrafların tahsili olarak devam edilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan davalılar, davanın reddini istedi. Mahkeme, davacılara 58 bin 882 lira 40 kuruşun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacıya verilmesine hükmetti.

Diğer davacıların destek tazminatına ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine karar veren mahkeme, 10 bin liralık manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine hükmetti. Hüküm hem davacılar hem de davalılar tarafından temyiz edildi. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını onadı. Doktor hatası sebebiyle kanserin erken teşhis imkanlarından yararlanamadıkları belirtilen hasta ailesi, 10 yıl sonra davanın karara bağlanmasıyla 68 bin 882 liralık tazminatı tahsil etti.