Beykoz halkı İBB'nin 'sürgün planına' itiraz etti

Beykoz'da Çiğdem Mahallesi sakinleri, İBB tarafından onaylanan ve bölge halkının yerinden edilmesine yol açacak Nazım İmar Planı'na ilişkin itiraz dilekçelerini İBB'ye sundu.



03-01-2018 17:23

İleri Haber

Tarihi nitelikteki fabrikaların kapatılmasının ardından işsizliğe ve yoksulluğa mahkum edilmek istenen Beykoz halkı, şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanan imar planıyla "kentsel dönüşüm" adı altında yerinden edilmek isteniyor. Arsa değerlerinin ciddi ölçüde artmasıyla büyük bir rant alanı haline getirilen bölge, AKP'li belediyeler eliyle inşaat tekellerine peşkeş çekilmeye çalışırken, bölge halkı da barınma hakkına sahip çıkarak her geçen gün itirazlarını daha yüksek sesle dile getiriyor. 

İBB Meclisi tarafından Ekim 2017'de onaylanan 1/5000 Ölçekli Beykoz Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Revizyon 1. Etap Nazım İmar Planı'ndan olumsuz etkilenecek olan Çiğdem Mahallesi sakinleri, söz konusu plana karşı harekete geçti. Çiğdem Mahallesi Yardımlaşma Dayanışma ve Yaşatma Derneği olarak örgütlenen mahalle halkı, geçtiğimiz hafta geniş katılımlı bir toplantı düzenleyerek, nasıl bir mücadele vereceklerini tartıştı. 

Toplantıda imar planına itiraz etme kararı alan mahalle halkından toplanan itiraz dilekçeleri, Mahalle Muhtarı Murat Erdal ve Dernek Başkanı Hasan Başkaya öncülüğünde 100'e yakın mahalle sakiniyle birlikte bugün İBB'ye teslim edildi. İtiraz dilekçelerinin teslimi sırasında yapılan sayımda 520 itiraz dilekçesinin teslim edildiği açıklandı. İBB binası önünde açıklama yapan Dernek Başkanı Hasan Başkaya, Beykoz Belediyesi tarafından hazırlanacak 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı'na da itiraz edeceklerini belirtti. 

Çiğdem Mahallesi sakinlerinin İBB'ye sunduğu itiraz dilekçelerinde, söz konusu imar planının şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulanarak şu itirazlar dile getirildi:

'BOŞ ALAN GİBİ PLAN YAPILMASI YAKLAŞIMI YANLIŞ'

- Planlama alanı boş alan değildir. Yaklaşık 60 yıllık yerleşimdir. Bu yerleşim idareniz dahil tüm kamu idarelerinin bilgisi ve gözetimi altında oluşmuştur. Aynı zamanda yerleşimlerimizin kamu idaresince tanınmasına dair bir problemimiz de bulunmamaktadır. Zira mahallelerimizde kamu hizmetleri büyük ölçüde görüldüğü gibi, muhtarlık v.b. kamu idaresine ait kurumlar da tesis edilmiştir. Bu nedenle boş alan gibi plan yapılması yaklaşımı yanlıştır. 

'HALKIN KATILIMI İLKESİ SAĞLANMADI'

- Her şeyden önce planlama sürecinde yerleşimcilerin katılımını sağlayan mekanizmaların çalıştırılması gerekmekte iken, üstelik bu mekanizmaların çalıştırılması gerek 1/100.000 ölçek planın gerekse de 2863 sayılı kanuna tabi planlama alanında Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde amir hüküm olmasına rağmen, yerleşimcilerin ve diğer aktörlerin katılımı sağlanmamıştır.

'HAK SAHİPLİĞİMİZ BELİRSİZLİĞE BIRAKILDI'

- Planlama alanında Kentsel Dönüşüm Alanı, Özel Proje Alanı gibi alanlar tanımlanmıştır. Ancak bu alanlarda halihazırda yaşayan komşularımızın hak sahipliği, mahalledeki tarihleri, komşulukları belirsizliğe bırakılmaktadır. Plan paftalarında yer alan söz konusu alanlara ilişkin herhangi bir plan notu, plan hükümlerinde yer almamaktadır. Ost ölçek planın emrettiği biçimde organizasyon, finansman, uygulama süreçlerini yönetecek biçimde bu ölçek planın alması gereken kararlar alınmamış komşuluğumuz, hak sahipliğimiz belirsizliğe bırakılmıştır.

- Planlama alanında çok sayıda komşumuz, okul alanı, park alanı, sağlık tesisi v.b donatı alanlarında kalmaktadır. Plan bu kararları almakta ancak zikredilen durumdaki komşularımızın mahallede kalmasına veya devamındaki uygulamalarda haklarının nasıl korunacağına dair bu ölçekte alması gereken alt ölçek planlar için yönlendirici olacak düzenleyici kararları almadığı gibi, söz konusu uygulamaları da keyfiyete bırakmaktadır.

'KULLANICI PROFİLİNİ DEĞİŞTİRECEK SÜREÇLERİN ÖNÜ AÇILDI'

- Planlama alanında getirilen yapılaşma hükümleri alt ölçek plan ve uygulamaları yönlendirmek açısından alanın mevcut dokusu, yerleşimci profili mekânsal ve fiziksel özellikleri gözetilmeden, boş alanda plan yapılırmış gibi getirilmiş hükümlerdir. Getirilen, yapılaşma hakkı, mınımum ifraz şartı v.b, alandaki sosyal mekânsal şartlar dikkate alınmamış: bu hükümlerle birlikte, mevcut yerleşimcilerin sürece uyumuna dair bir mekanizma. organizasyon modeli, kamu idaresinin uygulamalarını yönlendirecek plan kararlar getirilmemiş, uzun vadede alandaki kullanıcı profilini değiştirecek süreçlerin önü açılmıştır.