Başkomutanlık Milli Parkı küçültülüyor!

Afyon, Kütahya ve Uşak sınırları içinde kalan Başkomutan Milli Parkı, içinde yer alan 6 yerleşim merkezinin sınır dışına çıkarılmasıyla küçültüldü.



28-12-2016 10:49

Afyon, Kütahya ve Uşak arasındaki Başkomutan Tarihi Milli Park sınırları daraltıldı. 17 Aralık 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kararla, milli parkın sınırları 40 bin 947 hektardan 34 bin 834 hektara düşmüş oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre bu kararla Kütahya Dumlupınar ilçesi ve Zafertepe Çalköy ile Afyon'a bağlı Büyükkalecik beldesi, Kışlacık mahallesi, Küçükkalecik köyü ve Kayadibi Köy yerleşim merkezleri milli park sınırları dışına çıkarıldı. Dumlupınar bölümünde sadece Şehitlik, Atatürkevi ve Müze park içinde kalırken, diğer tüm bölümler çıkmış oldu.

MHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI KARARI SAVUNDU

Hürriyet'ten Aysel Alp'in haberine göre, Milli Park yetkilileri, yerleşim yerlerinin park sınırı dışına çıkarıldığını ancak tarihi sit statüsünün devam ettiğini belirttiler.

Konuyla ilgili MHP'li Dumlupınar Belediye Başkanı Niyazi Tezcan ise, "Ayağımıza vurulmuş pranganın birinden kurtulduk, şimdi sırada ikincisi var. İlçemiz merkezinin tarihi sit kapsamından da çıkarılmasını istiyoruz" dedi.

Tüm ilçenin milli park statüsünde olması nedeniyle imar faaliyeti yürütülemediğini savunan Tezcan, "Milli park içinde olunca inşaat yok, fabrika yok, hayvancılık tesisi yok, ev yok. Adam ne yapacak, mecburen göç ediyor. İnşallah bundan sonra tarihi sit statümüz de kalkar ve ilçemiz yeniden canlanır" dedi.

"VATANDAŞIN İHTİYACINI MİLLİ PARK STATÜSÜ İÇİNDEYKEN KARŞILAMAK MÜMKÜN"

Karara tepki gösteren Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu ise, yurttaşların ihtiyaçlarının milli park statüsü içindeyken de karşılanabileceğini belirterek, şunları söyledi:

"Cumhuriyet'in simgelerini ortadan kaldıran bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu ülkede en büyük yağma kararları oy birliğiyle verilmiştir. Onun için CHP, MHP, AKP'si ortaklaşa bu kararın alınmasını istemiş olabilir. Siyasetin böyle bir yükü var. Ancak popülist politikalarla tarihsel ve doğal sit alanının bir bölümünün bile olsa milli park statüsünden çıkarılması kabul edilemez.

Bu popülist politikalar, işin esasını unutup onun yerine küçük çıkarları, beklentileri ikame eden çarpık bir anlayış. Hem birtakım imar rantları söz konusu hem de bu vesileyle vatandaştan oy alma kaygıları öne çıkıyor. Ama ortada bir tarihsel sürecin belgeleri de olan, Kurtuluş Savaşı'nın geçtiği, doğal, kültürel varlıkların tahrip edilmesinin yolu açılıyor. Oysa vatandaşın ihtiyaçlarını milli park statüsü içindeyken de karşılamak mümkün. Bugün farklı siyasi anlayışların bu suça ortak olması düşündürücüdür. Buralar gelecek nesillere bırakmamız gereken mirastır".