Barış Akademisyenleri'nin duruşması görüldü

"Bu Suça Ortak Olmayacağız" metnine imza atan 12 akademisyenin davası bugün Çağlayan Adliyesi'nde görüldü.



18-01-2018 09:57

İleri Haber

Çatışmalı ortamın ve hak ihlallerinin durması talebiyle ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenlerden İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 4, Yıldız Teknik Üniversitesi'nden 2, Marmara Üniversitesi'nden 5, Özyeğin Üniversitesi'nden 1 akademisyenin davası bugün İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Bugün duruşması görülen akademisyenlerin isimleri şöyle: Dr. Ali Serdar (Özyeğin Üniversitesi), Prof. Dr. Ayşe Serdar (İTÜ), Araştırma Görevlisi Dr. Şükran Çavdar (İTÜ), Doç. Dr. Leyla Şimşek Rathke (Marmara Üniversitesi'nde) Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan (Marmara Üniversitesi), Okutman Cansever Güner (Marmara Üniversitesi), Araştırma Görevlisi Can Yalçın Armutçuoğlu (Marmara Üniversitesi), Didem Gürses (Yıldız Teknik Üniversitesi), Araştırma Görevlisi Burcu Yılmaz Gündüz (Marmara Üniversitesi), Okutman Nergis Perçinel (İTÜ), Doktora öğrencisi Semih Savaşal (Yıldız Teknik Üniversitesi), Dr. Ayşe Zeynep Akalın Özdemir (İTÜ). Akademisyenler "Terör örgütü propagandası" ile suçlanıyor.

Duruşmalar öncesi akademisyenler Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı. 'Barış talebimizde ısrarcıyız, bu suça ortak olmayacağız' yazılı pankart taşıyan Barış İçin Akademisyenler, bir kez daha 'söz barışın' dedi.

Açıklamaya Fransız felsefe profesörü Étienne Balibar da katıldı. Balibar, "Bizim için çok tuhaf ve karanlık görünen sebeplerden dolayı gerek adliyede haklarında dava açılan, gerekse işlerinden ihraç edilen akademisyen meslektaşlarımızla uluslararası dayanışma göstermek için buradayız. Burada temel insan hakları olan ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığının öneminin altını bir kere daha çizmek istiyoruz. Bunlar olmadan herhangi bir devlet hukuk devleti olduğunu iddia edemez" diye konuştu.

12 DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Çağlayan Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşma Dr. Ayşe Zeynep Akalın Özdemir'in avukatının usule dayalı itirazları ile başladı. 

Özdemir savunmasında, "Bildiriyi, barış konusundaki duyarlılığımı kamuoyuyla paylaşmanın kişisel ve mesleki bir sorumluluk olduğuna inandığım için imzaladım. Ülkemdeki tüm insanların barış, huzur ve refah içinde yaşaması dileğimdir! Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Avukatı, ayrıntılı savunma yapmak için ek süre ve Akalın’ın duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti. Savcı, taleplerin kabulünü istedi. Mahkeme heyeti, ek süre ve duruşmalardan varest tutuma taleplerini kabul etti. Bir sonraki duruşma 28 Haziran’a ertelendi.

'BİRBİRİMİZİ ANLAMANIN YOLU BARIŞTIR'

İkinci duruşmada Nergis Perçinel söz aldı: "Filoloji eğitimi almış biri olarak, dillerin insanları birbirinden uzaklaştırmadığını, aksine birbirine bağladığını düşünüyorum. Birbirimizi anlamanın yolu çoklu diller ve barıştır" dedi. Perçinel sözlerini yazar Ursula K. LeGuin'den alıntıyla tamamladı: "Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: Yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür."

Perçinel ayrıca 10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden öğrencisini de anarak ekledi: "Öğrencimin annesinin okul bahçesinde oğlunun her zaman oturduğu bankı okşayarak sessizce ağlamasını hayatım boyunca unutmayacağım."

Avukat, iddianamenin de 1128 kişinin imzasından bahsettiğini, tek tek yargılamanın usule aykırı olduğunu vurguladı. Avukat, 13. ACM'deki dosyanın da incelenebilmek üzere getirilmesini talep etti. Mahkeme 13. ACM’de görülen dosyanın istenmesine, birleştirme kararının dosya geldikten sonra değerlendirilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 28 Haziran 09.45'e ertelendi.

3. duruşmada Burcu Yılmaz Gündüz'ün kimlik bilgileri soruldu. Gündüz, "Araştırma görevlisiydim. İhraç edildim" dedi.

Avukat, usule dair aynı itirazları yinelediğini belirtti. Duruşma sona erdi. Dava 28 Haziran saat 10.00'a ertelendi.

4. duruşma başladı. Didem Gürses'in kimlik tespiti yapıldı. Avukatı söz aldı, usule ilişkin itirazlarını sıraladı ve ekledi: "Aynı bildiriye imza atanların farklı ceza ve kararlarla karşılaşmaları hukuka güveni sarsar."

Avukat ek süre talep etti. Mahkeme 13 ACM’deki dosyanın istenmesine diğer taleplerin daha sonra görüşülmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 28 Haziran saat 11.15'e ertelendi. 

'BİR METİN SÖYLEMEDİKLERİ YÜZÜNDEN YARGILANABİLİR Mİ?'

5. duruşma başladı. Semih Savaşal yurtdışında olduğu için avukatı süre istedi ve usule dair taleplerini iletti: "Usul ekonomisi ile ilgili ilkeler açısından birleştirme elbette göz önünde bulundurulmalı. Derhal beraat talebim de olacak. Barış bildirisi, hiçbir örgütün isminin geçmediği bir metin. Şiddet çağrısının kesinlikle yapılmadığı bir metin. 'Neden sadece devleti eleştiriyor?' deniyor. Bir metin söylemedikleri yüzünden yargılanabilir mi? Devletin, yaşam hakkı başta olmak üzere vatandaşların tüm haklarını koruma sorumluluğu var. (...) AİHM, daha birkaç ay önce, 'tarihsel hakikati aramanin ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası' olduğuna hükmetti. İddianame kötü bir iddianame, bununla sonra ilgileneceğim. Ama gerçekliği de hiç araştırmamış. Uluslararası ve ulusal raporlar var, Birleşmiş Milletler, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı raporları var. Bunları incelememiş. En çok da adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi için dosyaların birleştirilmesi gerekiyor."

Mahkeme heyeti, derhal beraat talebinin reddine, 13. ACM’deki dosyanın istenmesine, birleştirme talebine dosya geldikten sonra karar verilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 18 Eylül saat 09.00'a ertelendi.

'DEMOKRATİK BİR TOPLUMUN GEREKLERİNE UYGUN DEĞİL'

6. duruşma başladı. Can Yalçın Armutçuoğlu'nun avukatı iddianamenin hocamıza tebliğ edilmediğini belirtti, savunma için süre istedi. Ayrıca derhal beraat istedi: "Bildiride şiddet çağrısı kesinlikle yoktur. Aksine yapıcı diyalog çağrısı vardır. Bu eleştirilerin kamuoyunda tartışmaya açılması yerine eleştiriyi getirenlerin yargılanması ve suçlanması demokratik bir toplumun gereklerine uygun değildir."

Mahkeme heyeti, savunma için ek süre verilmesine, derhal beraat talebinin reddine, 13 ACM’deki dosyanın istendikten sonra birleştirme talebinin değerlendirilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 28 Haziran'a ertelendi.

7. duruşma başladı. Doç. Dr. Leyla Şimşek'in avukatı savunma hazırlamak için ek süre istedi. Mahkeme aynı kararı verdi. Bir sonraki duruşma 28 Haziran saat 10:30'a ertelendi.

'BARIŞ TALEP EDEN YÜZLERCE BİLİM İNSANININ YARGILANMASI HAZİNDİR'

8. duruşma başladı. Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan'ın kimlik tespiti yapılıdı. Özdoğan: "Bildiriyi öncelikle vatandaş bilinci ve sorumluluğumla, sonra da mesleki birikimim nedeniyle imzaladım. Giderek büyüyen şiddet ortamında çok sayıda sivilin yaşam hakkının elinden alınmasına tanık olmak beni üzdü. Şiddeti sona erdirmek için karşılıklı görüşme gibi yöntemlerin daha başarılı olduğuna tanık oldum. Ülkemizde de barışçıl yöntemlere başvurulduğunda huzurun sağlanabildiğini gördüm. Vicdani sorumluluk kadar bilimsel etik ve görüşüm de bu çağrıya katılmamı gerektirdi. İddianamedeki suçlamaları kat'i surette reddediyor ve ayrıca rencide edici buluyor ve esefle kınıyorum. İmzacılar siyasal eleştiri haklarını kullanmıştır. Yüzlerce bilim insanının barış talep eden bir metin yüzünden mahkemelere verilmiş olması, bence, son derece hazindir. Siyasal eleştirilerini ortaya koyan akademisyenlerin iktidar tarafından suçlanması söz konusu. Bağımsız yargı olarak akademisyenlerin ifade özgürlüğünü koruma altına almanızı ve derhal beraatimi talep ediyorum."

Mahkeme aynı kararı verdi. Duruşma 12 Temmuz'a ertelendi.

9. duruşma Şükran Çavdar'ın bulunmaması, avukatın da mazeret bildirmesi üzerine ertelendi.

10. duruşma başladı. Prof. Dr. Ayşe Serdar'ın avukatı taleplerini iletti, ek süre istedi. Mahkeme heyeti, 13 ACM’deki dosyanın istenmesine karar verdi. Duruşma 12 Temmuz'a ertelendi.

'SUÇ İCAT EDİLMEYE ÇALIŞILDI'

11. duruşma başladı. Dr. Ali Serdar'ın avukatı öncelikle derhal beraat talebini iletti ve gerekçelendirmeye başladı: "Sözkonusu bildiri incelendiğinde şiddet veya cebir fiillerine yönelik bir teşvik içermediği açıktır. Tamamen barışa çağrı niteliğindedir. İddianame subjektif görüşleri içeren bir yazı niteliğine bürünmüştür. Türkçe metnin varlığına rağmen, İngilizce çeviri tekrar Türkçe'ye çevirilerek suç icat edilmeye çalışılmıştır. İddianamenin hukuki sakatlığı açık olduğundan derhal beraat talebimizi iletiyoruz."

Mahkeme derhal beraat talebini reddetti, savunma için ek süre verilmesine ve 13 ACM’deki dosyanın istenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 12 Temmuz'a ertelendi.

12. duruşma başladı. Cansever Güner'in bulunmayışı, avukatının mazereti nedeniyle duruşma 12 Temmuz'a ertelendi.