Bakan Özhaseki'den Artvinlilere: İlle de bir şey olacağız diye uğraşmayın

Çevre Bakanı konuşma yaptığı kentte, “Burası Paris, İstanbul olacak diye uğraşmayın. Burada yaşayan insanlar, burada yaşadıkları için mutlu olsunlar yeter” ifadelerini kullandı.



27-11-2017 07:47

İleri Haber

Artvin'de konuşma yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Burası Paris, İstanbul olacak diye uğraşmayın. Buranın fiziki yapısı belli” şeklinde konuştu. Artvinlilere ‘mutlu olun’ talimatı veren Özhaseki, “Burada yaşayan insanlar, burada yaşadıkları için mutlu olsun yeter" ifadelerini kullandı.

AKP Merkez İlçe 6. Olağan Kongresine katılmak üzere Artvin'e gelen Özhaseki, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu ziyaretin belediye başkanlarıyla bir araya gelip onların bazı konulardaki sıkıntılarını gidermeye vesile olduğunu savunarak, "Dost köyüne böyle bir bahaneyle geldik. Bu ziyaretimiz hayırlı işlerin yapılması noktasında bir vesile olur inşallah" dedi.

Kamu hizmetlerine Ankara'nın katkısı bakımından en yüksek düzeyde bir iltifata mazhar olmuş şehirlerarasında başta Artvin'in geldiğini öne süren Özhaseki, "Bir taraftan Artvin'in kendine has coğrafi yapısının zorluğu, şirin butik bir il olması, bir taraftan değerli milletvekiliniz İsrafil Bey'in gayretleri buraya daha çok ilgi duyulmasına vesile oluyor” iddiasında bulundu.

'İLLE DE BİR ŞEY OLACAĞIZ DİYE GAYRET ETMEK YANLIŞ’

Özhaseki, Artvin'de olduğu gibi Anadolu'nun pek çok yerinde de nüfus göçleri yaşandığını kaydederek, "Bu nüfusu sabit tutarak az da olsa göç alıp büyütmek esas olmalı. İlle de çok büyüyeceğiz, ille de bir şey olacağız diye gayret etmek her zaman yanlış olur” diye konuştu. "Çünkü buranın doğası böyle. Daha büyük şehirleşme ve sanayileşme istekleri bu doğayı mahveder, perişan eder” diyen Özhaseki, söz konusu eleştiriyi kime yaptığı anlaşılamadı.

‘MUTLU OLUN’ TALİMATI

“Bu kentteki insanların aradığı her şeyi bulabilir hale gelmesi, devlet hizmetlerinin belediye hizmetlerinin en güzel şekilde belli bir hale getirilmesi, bana göre bu ile yapılabilecek en büyük hizmettir” diye konuşan Özhaseki, Artvinlilere mutlu olmaları talimatı verdi: “Burası Paris, İstanbul olacak diye uğraşmayın. Buranın fiziki yapısı belli. Burada yaşayan insanlar, burada yaşadıkları için mutlu olsunlar yeter.”

“Bunun için de gerek devletimiz gerekse son birkaç yıldır ortaya konulan belediyecilik anlayışı, hizmetleri gayet iyi bir noktaya getirmiştir. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” diyen Bakan Özhaseki, Artvin’deki çarpık yapılaşma politikaları nedeniyle iktidarları boyunca çok sayıda yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmasından ise hiç bahsetmedi. Biz hatırlatalım.

ÖZHASEKİ BUNLARDAN BAHSETMEDİ

Bakan Özhaseki, kentlerde rant kaygısıyla yürütülen çarpık yapılaşmayı, doğanın kalbine HES, baraj ve duble yollarla saplanan hançerleri sanki yurttaşlar gerçekleştiriyormuş gibi konuşması insan aklıyla dalga geçici nitelikte.

Kentte yürütülen çarpık kentleşme ve yetersiz alt yapı çalışmaları yüzünden, meydana gelen aşırı yağışlar sonrası yaşanan sel olaylarında, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetmiş, dönemin AKP'li Hopa Belediye Başkanı Nedim Cihan 8 kişinin yaşamını yitirdiği sel için, "Allah'tan gelen bir facia. Biz belediye olarak böyle bir faciayı beklemediğimiz gibi kimse de beklemiyordu" ifadelerini kullanmıştı.

Doğu Karadeniz bölgesi özellikle Karadeniz Sahil Yolu denilen ve Samsun'dan Hopa'ya kadar uzanan duble yolla adeta katliama açılmıştı. Bölgenin topografik yapısı hesaplanmadan taş ocakları kuruldu, gelişigüzel yollar yapıldı.

Bitki örtüsü yok edildi, deniz kenarları ve dere yatakları dolduruldu. Daha sonra doğa katili olan Hidroelektrik Santral (HES) projeleri gündeme geldi. Suyun toplandığı, yoğun yağmurun doğa tarafından emildiği bölgeler imara açıldı, bu bölgelere binalar yapıldı. Doğanın katili olan bu çarpık yapılaşma insanın da katili oldu ve söz konusu çarpık yapılaşma bölgede yaşanan acıları arttırdı.

2009'da Artvin Borçka'da beş kişi, 2010'da Rize Gündoğdu'da 12 kişi sel sularına kapılarak ya da heyelan altında kalarak yaşamını yitirmişti.  Son 10 yıl zarfında bölgede 100'e yakın kişinin bu şekilde öldüğü belirtiliyor. Çevreciler, bu sonuçta rant kaygılarının, yanlış yapılaşmanın, devletin kontrollerdeki ihmalinin de rol oynadığını belirtiyor.