Aydın: Düşünebiliyor musunuz, hayatım boyunca çalıştım ama ceketimden başka hiçbir şeyim yok

Meclis önünde kendisini yakan işçi, “Düşünebiliyor musunuz, ben hayatım boyunca çalıştım ama ceketimden başka sahip olduğum hiçbir şey yok” diyerek isyan etti.



29-01-2018 09:33

12 Ocak’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) önünde kendisini ateşe vererek yakan Sıtkı Aydın isimli inşaat işçisi İleri Haber'e konuşmış, geçirdiği iş kazası sonrası 5 yıl boyunca iş bulmakta zorlandığı ve yaşadığı geçim sıkıntısı nedeniyle kendisini yaktığını anlatmıştı.

BirGün’den Meltem Yılmaz’a konuşan Aydın, “Düşünebiliyor musunuz, ben hayatım boyunca çalıştım ama ceketimden başka sahip olduğum hiçbir şey yok, her normal insan gibi evlenip yuva kurmak istiyorum ama ona bile gücüm yok” dedi.

Geçirdiği iş kazası sonrası eskisi gibi sağlıklı olmadığı için ağır işleri kaldıramadığını söyleyen Aydın “Çektiğim kredi faiz nedeniyle katladığı için bir yandan onu ödemeye çalışıyorum, bu süreçte kalacak yerim olmadığı için kardeşlerimde barınıyorum ama onlara yük olmak istemiyorum” diye konuştu.

’16 YAŞIMDA İNŞAATLARDA ÇALIŞMAYA BAŞLADIM’

Aydın kendisini şöyle anlatıyor:

“Samsun Çarşamba’nın bir köyünde doğdum. 7 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğum. İki göz bir evde yokluk içinde büyüdüm. İlkokul mezunuyum. İlk kez 16 yaşımda inşaatlarda çalışmaya başladım. O günden sonra bütün ailenin yükü benim omuzlarıma geçti. Evimize iki göz oda daha eklemekten tutun da, en küçük kardeşimi üniversitede okutmaya kadar her türlü masrafı ben üstlendim. Evde ben, bahçede ben, gurbette ben. Her şey benim üstümde oldu. Ancak 2013’te annemin vefat etmesi yuvanın dağılmasına sebep oldu. Annemin peşinden, sağır dilsiz abimiz de kalp krizinden öldü.

‘HAYATIMDAKİ TEK GERÇEK İNŞAATTA ÇALIŞMAK OLDU’

Çocukluğundan beri inşaatlarda çalıştığı için kendisine hiçbir zaman bakamadığını, zaman ayıramadığını da anlatan Aydın “Mesela sinema bizim için mucize gibi bir şey. Hayatımdaki tek gerçek inşaatta çalışmak oldu çocukluğumdan beri. Zor bir hayat ama şartlar zor olduğu için değil, zorlaştırıldığı için. İnşaatlardan bahsediyorum. Ne iş güvenliğimiz var ne de işçi olarak haklarımız. Yevmiyemizi alabilmek için bile sürekli mücadele veriyoruz. Hakkımız olan para çoğu kez içerde kalıyor, sigortamız yatmıyor, sendikalar ise masa başında oturuyor. Şikâyetlerimiz değerlendirmeye alınmıyor. Çok ciddi bir denetim eksikliği var. Ve bütün bu nedenlerin sonunda, hayatımı mahveden olayı yaşadım” dedi.

'CEKETİMDEN BAŞKA SAHİP OLDUĞUM HİÇBİR ŞEY YOK’

Kardeşinin evinde yaşadığını anlatan Aydın onların durumunu ise şöyle anlatıyor:

“Yeğenimin parmakları doğuştan yapışık ve onu tedavi ettirmeye güçleri yok. Eniştem kanser hastası ama tekerlekli sandalye alacak güçleri olmadığı için yataktan çıkamıyor. Ben nasıl onlara yük olayım? Düşünebiliyor musunuz, ben hayatım boyunca çalıştım ama ceketimden başka sahip olduğum hiçbir şey yok, her normal insan gibi evlenip yuva kurmak istiyorum ama ona bile gücüm yok. Bir de dediğim gibi, kazadan sonra her şey değişti. Örneğin ilkokuldayken çarpım tablosunu çarpa çarpa giderdim, şimdi bir telefon numarasını bile aklımda tutamıyorum. Hafıza kaybı var, koyduğum bir şeyi unutuyorum, o yana giderken bu yana gidiyorum. Ben bu kazayı geçirmemiş olsaydım 60 yaşına geldiğimde delikanlı gibi yürüyecektim belki, ama artık bastonla yürüyeceğim büyük ihtimalle. Kazanın bıraktığı kalıcı izlerin üstüne hakkım olan adaleti de bulamayınca ruhsal olarak ağır bir bunalıma girdim. Hakkımı ararken köpek ölüsü gibi bir kenara bırakılmayı kendime yediremedim. Düşünün, bir inşaat işçisi olarak, bütün hayatım boyunca çalışmama rağmen, hayatı boyunca cezaevinde yatıp dışarı çıktığında hiçbir şeyi olmayan bir insanla aynı durumdayım.”

‘SOYLU SÖZ VERDİ, HALA DÖNÜŞ YOK’

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bana söz verdi iş bulacağına dair. Hâlâ bir dönüş yok. Bekliyorum. Ama çok da fazla bekleyemem, bekleyecek gücüm yok. Sanatçılardan Haluk Levent sağolsun ilgilendi. Ama bana verilen sözlerin tutulması lazım. Eğer tutulmazsa, düpedüz ortada kalacağım.