Aladağ’daki yurt yangınının üzerinden 70 gün geçti: Yol, elektrik, su ve okul yok

Aladağ’da Süleymancılar tarikatına ait bir yurtta 11’i kız öğrenci, 1’i eğitmen olmak üzere 12 kişi hayatını kaybedeli 69 gün oldu. Geçen 70 günde yaralar sarılmadı, aileler acılarıyla baş başa bırakıldı.



07-02-2017 08:43
Tuğba Özer - Adana

29 Kasım 2016 günü Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılar tarikatına ait bir yurtta yangın çıktı. Yangında 11’i kız çocuğu biri eğitmen 12 kişi hayatını kaybetti.

Sosyal Haklar Derneği’nden (SHD) bir heyet ile yangın faciasında hayatını kaybeden çocukların ailelerini ve yaralı kurtulan çocukları ziyaret ettik.

Yangından sonra hastaneleri ziyaret ederek ailelerle dayanışma gösteren derneği ve bizi aileler “Sesimizi duyurun” diyerek karşıladı.

Adana’ya yaklaşık olarak 3 saat uzaklıkta bulunan köylerin yolları hala yapılmamış, yalnızca cenaze günü dağda bulunan köylere çıkılabilmesi için toprak yola mucur dökülmüş. Köylüler asfalt bir yol istiyor. 2 aydır elektrik verilmeyen Köprücük Köyü’nde su da bulunmuyor.

(Bozuk yollar nedeniyle köye ulaşmak oldukça zor)

Acılı aileler yangından sonra hükümetten hiçkimsenin gelip kendilerini ziyaret etmemesine öfkeliler ve unutulduklarını düşünüyorlar.

KÖYDEKİ KONTEYNER OKUL HARAP HALDE

Ailelerin hepsi aynı şeyi söylüyor: “Bizi o yurda ilçe milli eğitim müdürü yönlendirdi. Oranın Süleymancılar tarikatına ait olduğunu bilmiyorduk, bilseydik çocuğumuzu göndermezdik.”

Özellikle anneler çocuklarından ayrılmak istemiyor. Köylerine bir okul yapılmasını, ya da çocuklarının servislerle Kozan’da bulunan okullara götürülüp getirilmesini bekliyorlar.

Ancak köylerde yalnızca 4. sınıfa kadar eğitim veren ilkokullar var. Onların ise durumu içler acısı. Ailelerin aktardığına göre, öğretmenler de kötü koşullar nedeniyle köyde kalmak istemediği için okullarda düzgün eğitim verilmiyor.

‘BU OKUL SİZE 100 YIL YETER’

Köprücük Köyü’nde bulunan ilkokul harap halde olduğu için 2 yıl önce yerine konteyner bir okul yapılmış. Okulu yaptıran ilçe milli eğitim müdürü “bu size 100 yıl yeter” demiş ancak yoğun kar yağışından dolayı okulun çatısı 2 yıl içinde çökmüş.

(Köydeki konteyner okul)

ÇOCUKLAR VE AİLELERİ KÖYE ORTAOKUL İSTİYOR

Konuştuğumuz aileler çocuklarından bir daha ayrılmak istemiyor. Bazıları “gerekirse her şeyi bırakıp çocuğum okusun diye şehire giderim” diyor ancak büyük bir çoğunluğunun şehirde kira ödeyecek, yaşayacak geliri yok.

Yangından yaralı olarak kurtulmayı başaran E.’nin camdan atlarken bacağı kırıldı. 29 Kasım’dan bu yana yaklaşık olarak 2.5 aydır hastanede tedavi gören E., henüz sağlığına kavuşmuş durumda değil, ayakta durmakta ve yürümekte güçlük çekiyor. Bu yüzden Mart ayına kadar onun gibi yaralı kurtulan 2 çocukla daha eğitimine hastanede devam edecek.

(Köprücük Köyü'ne yaklaşık 30 yıl önce yapılan ilkokul kullanılamaz halde)

E., “Ben aslında yurtta arkadaşımlarımla kalmayı seviyorum. Ama okulum burada olsa benim için daha iyi olur” diyor.

Yangından yaralı kurtulan diğer çocuk Y.’nin annesi Zeynep Kara da çocuklarının köyde kalmasını istiyor:

“Çocuklarım buradaki prefabrikte okuyor. Hocalar gelmedi. Ben yeni bir okul yapılmasını istiyorum.” 

(Zeynep Kara)

YİBO’YA VERMEK İSTEMİYORLAR

E.’nin annesi Durdu Pertlek çocuğunu YİBO olarak bilinen yatılı okullara vermek istemediğini söylüyor. Pertlek “Daha önce başka bir çocuğumu YİBO’ya gönderdim, hırsızlık yaptı diye iftira attılar. Çocuğum bu iftiradan sonra bir daha okula gitmedi, 7. sınıftan sonra bıraktı. Bu yüzden istemiyorum. Ben çocuğumla birlikte olmak istiyorum” diyor.

‘YA HIRSIZLIK YAPACAĞIM YA DA BİR ŞEY BULUP VERECEĞİM’

Yangında hayatını kaybeden Sümeyye Yetim’in babası Ahmet Yetim de YİBO yurtlarını istemediğini belirterek, şunları söylüyor: 

“Adamı olana yer var. Olmayana yok. Onlar nereye giderse artık. Süleymancılara mı başka cemaate mi? Nereye olursa. Şimdi biz  ne yapalım, 5-6 yaşındaki çocuklarımızı nereye gönderelim? Bu Aladağ olayından sonra Kozan’a götürdüm 500 TL’ye ev tuttum, orada yaşıyor. Ya hırsızlık yapacağım, ya da bir şey bulup vereceğim. Elimden ne gelir? 

Kozan’da yurtlara vermek istemedim çünkü oradaki yurtlar ayrı düzeni bozuk. Güvenemedim onlara. İki çocuğum Aladağ’da okuyor. Diğeri Adana’da.”

(Ahmet Yetim)

2 AYDIR ELEKTRİKLERİ YOK

Köprücük Köyü’ne iki aydır elektrik verilmiyor. Eskiyen elektrik direkleri kar yağışı yüzünden devrilmiş. O günden sonra gelip bakan olmamış.

Köprücük Köyü Muhtarı Mustafa Yetim’in aktardığına göre; elektrik direkleri 80’li-90’lı yıllarda yapılmış, o zamandan beri değiştirilmemiş. Köyün çok yakın bir mesafesinde baraj bulunuyor. Ancak köye elektrik verilmiyor. 

(Kar yağışı nedeniyle devrilen elektrik direkleri)

İlkokul binasının neden tamir edilmediğini sorduğumuz köyün Muhtarı Yetim “Binadan milli eğitimin de haberi var. Yıkıldığında resmini gönderdik. 15 tatilde gelinip yapılabilirdi. MEB müdürü ‘çocuklar Menges köyüne giderler’ diyor. Nasıl gidecek bilmiyorum öbür taraftaki okula. Servis de yok aileler salmaz. ‘Belki seneye servis olabilir’ diyor. 

Burada bir sürü çatı var bizim ellerimizle yaptığımız hiçbiri yıkılmadı, demek ki demirden çalmışlar ve yıkılmış” diye anlatıyor durumu.

Yangında bir kızı hayatını kaybeden bir kızı da yaralanan Ahmet Yetim, “2 aydır elektrik yok. Köye su verilmiyor.Köye bu hafta kaymakam geleceğinden jeneratör kurulmuş ancak o da akşamları sadece 4 saat elektrik veriliyor” diyor.

(Trafo akşamları 4.30- 22.00 saatleri arasında elektrik veriyor ancak güneş görmeyen köyde evler çok karanlık durumda)

80 yaşındaki Mehmet Menteş ise  evine geçtiğimiz günlerde bir kayanın düştüğünü anlatarak ihtiyaçlarını şöyle sıralıyor:

“Biz hizmet istiyoruz. Doktor yok, buranın yolu yok, sağlık ocağı yok, hastaneye taşıyacak araç yok.

11 tane çocuğumuz yandı kavruldu, gitti sahip çıkan yok. Kadınlar çocuklar doktora ulaşana kadar yollarda ölüyor. Doktor, hemşire, sağlık ocağı istiyoruz.”

ÇOCUKLAR SUSKUN, GECELERİ SAYIKLIYORLAR

Ahmet Yetim yaralı kurtulan kızı için “O olaydan sonra çocuk düşünceli, sessiz ve uyumuyor” diyor. Konuşmaya çalıştığımız çocuklar, yangının çıktığı geceye dair cevap vermekte zorlanıyor.  

Ziyaret ettiğimiz birçok aile kızlarının yangından sonra uyurken sayıklamaya başladığını da söyledi.

Karahan Köyü’nde yaşayan Ş. 12 yaşında ve 6. sınıf öğrencisi.Türkçe öğretmeni olmak isteyen Ş., bizimle pek konuşmuyor. Baba Yaşar Altun kızının olaydan etkilendiğini ve geceleri sayıkladığını söylüyor.

(Köprücek Köyü'nde yaşayan 80 yaşındaki Mehmet Menteş)

AİLELER ADALET YERİNİ BULSUN İSTİYOR

Köprücük Köyü’nden 6, Karahan - Kışlak köylerinden 4 ve Darıçukuru Köyü’nden bir çocuk hayatını kaybetti.

Ailelerin tek bir isteği var o da suçluların cezasını çekmesi.

Hayatını kaybeden Sevim Köylü’nün babası Ali Köylü, “Kızım vefat ettikten sonra 15 gün içerisinde Süleymancılar geldi. Sonra hiçkimse gelmedi.

Bizim tek istediğimiz canlarımızı alanın gereken ne cezaysa almasını bekliyorum. Bizim acımız başka türlü geçmez. Bunlar cezasını çekecek ki acımız dinecek. 5-10 yıl ceza alırlarsa yine acımız dinmez. En az 25- 30 yıl alacaklar ki biz diyelim ki tamam bu adalet bizi tecelli ediyor” diyerek suçluların cezasını bulmasını talep etti.

Vefat eden Cennet Karataş’ın babası Mehmet Karataş ise geçtiğimiz günlerde serbest bırakılmalarının ardından dün yeniden tutuklanan 4 yurt yöneticisinin serbest bırakılmasına tepki gösterdi*:

“Nasıl böyle bir karar çıktı? 10 gün içinde nasıl, neden hızla böyle bir karar verildi? Şüphe ediyorum. Biz daha başka kişiler de gözaltına alınıp tutuklanacak diye düşünürken, içerdekileri de bıraktılar. Mahmut Deniz diye bir yurt görevlisi var, yalan söylemesine rağmen içeriye alınmıyor. 10 gün boyunca debelenip durdum. Bu tahliyeleri duyunca. Kıvranıp durdum. Hatta savcıya gidip ‘bunlar suçluysa beni tutukla’ diyecektim.”

*Mehmet Karataş ile görüştüğümüzde şüphelilerin tekrar tutuklandığı bilgisine sahip değildi.