AKP’lilerden eksiği yok fazlası var: Yobaz Karamollaoğlu’nun portresi

Son dönemde seçim ittifakı tartışmaları üzerine yaptığı çıkışlarla gündeme gelen SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP’yi sıkça eleştirmesine rağmen, AKP’nin bugün koçbaşılığını yaptığı Türkiye gericiliğinin eli kanlı neferlerinden biri olarak göze çarpıyor.



06-03-2018 08:46

Tugay Candan / @TugayCandan1312 ‏

AKP ve MHP arasında yapılan Saray ittifakının ‘Cumhur ittifakı’ adıyla ilanının ardından, geçtiğimiz günlerde AKP temsilcileriyle bir görüşme gerçekleştiren Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, görüşmenin ardından gündemlerinde bir ittifak arayışının olmadığını söyledi.

Daha sonra bir televizyon programında konuşan Karamollaoğlu bu defa, ittifak gibi bir konuyu gündemlerine alabileceklerini ancak bunun için AKP tarafından bazı şartların yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

AKP ve Karamollaoğlu’nun partisi arasında nasıl bir pazarlığın yapıldığı ya da yapılacağı bilinmez ancak Karamollaoğlu’yla AKP arasındaki açının çok da büyük olmadığı kesin. Çünkü, şu an her ne kadar iki ayrı odak olarak görülse de İslamcı Necmettin Erbakan’ın ‘mücahidi’ olan Karamollaoğlu ile Erbakan’ın ‘mücahidlerinin’ kurduğu AKP’nin ülkenin geleceğine dair hayal ettiği şey aynı: Daha İslamcı bir Türkiye!

İLERİCİ DÜŞMANLIĞI: BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA!

Son dönemde Karamollaoğlu’nun yaptığı çıkışlara bakılırken, bu nokta kadar önemli olan bir diğer şey de Karamollaoğlu’nun siyasi geçmişi oluyor.

Türkiye’deki belli başlı İslamcı kadroların geçtiği uğraklardan geçen Karamollaoğlu’nun ilk teşkilat deneyimi Milli Türk Talebe Birliği’yle (MTTB) gerçekleşiyor.

60’lı yıllarda ülkede yükselen gençlik-emekçi hareketine karşı, emperyalistlerin direktifleriyle kurulan Komünizmle Mücadele Dernekleri gibi bir çete olan ve bünyesinde İsmail Kahraman, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan gibi bugünkü AKP kadrolarını barındıran MTTB, Kanlı Pazar olarak anılan ve 2 gencin katledildiği olayların baş mimarı olarak hatırlanıyor.

O dönemlerde İngiltere’de öğrenimini sürdüren Karamollaoğlu da MTTB’nin İngiltere’deki faaliyetlerine başkanlık ediyor.

TARİKATLA AÇILAN SİYASET KAPISI

Öğreniminin ardından Türkiye’ye dönen Karamollaoğlu, 70’lerin ortalarında Nakşibendi tarikatının şeyhi Mehmed Zahid Kotku’yla tanışıyor. Bu, siyasi hayatı için dönüm noktası oluyor. Çünkü, bir Nakşibendi-Nurcu-Kadiri ittifakı olarak siyasi hayatına başlayan ve başında Nakşibendi Erbakan’ın bulunduğu Milli Selamet Partisi’nin (MSP) kapıları Karamollaoğlu’na açılıyor

1977’de üye olduğu MSP’den 1978’de ilk defa milletvekili seçilen Karamollaoğlu, Nakşibendi tarikatına üye olarak girdiği partide üç dönem milletvekilliği, bir dönem belediye başkanlığı yapıyor.

SİVAS KATLİAMI’NIN YARGILANMAYAN SANIĞI

Karamollaoğlu’na ilişkin hatırlanması gereken en önemli noktalardan biri Madımak Katliamı’dır.  2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin çağrısıyla yapılan etkinlikler için şehre giden aydınlardan 33’ü, Madımak Oteli önünde toplanan gericilerin saldırısıyla katlediliyordu.

Türkiye gericiliğinin en vahşi katliamlardan biri olan Sivas Katliamı esnasında devlet güçleri ise en hafif tabirle yaşananlara seyirci kalıyordu.

İşte o dönem Refah Partisi adına (RP) Sivas Belediye Başkanı olan Karamollaoğlu, yaşanan katliamın azmettiricilerinden biri olarak akılda kaldı.

Katliamdan önce otel önüne toplanan gericileri yatıştıracak bir konuşma yapması beklenen Karamollaoğlu, “Gazanız mübarek olsun. Bir defa şöyle bir Fatiha okuyalım. Sonra şunların ‘ruhuna el fatiha’ diyelim” diyor ve gericiler buna karşılık “Mücahit Temel” sloganları atıyordu.

Karamollaoğlu daha sonra, katliamdaki rolüne mükafat verilircesine, milletvekili yapılarak dokunulmazlık zırhına kavuştu.

ADETA DALGA GEÇER GİBİ...

Mahkeme önüne çıkarılan sanıklarını AKP’lilerin koruduğu bu katliamdan yıllar sonra, Karamollaoğlu, AKP’nin ‘Alevi Açılımı’ vesilesiyle ortaya çıkıyor ve AKP tarafından düzenlenen Madımak toplantısına davet edilerek, adeta Alevi yurttaşlarla alay ediliyordu.

Karamollaoğlu ayrıca Sivas Katliamı’na dair daha sonraki değerlendirmelerinde, katliama “katliam” demeyeceğini ve katliamda yitirdiğimiz aydınların yanarak değil, “dumandan boğularak” yaşamını yitirdiğini savundu.

Son günlerde çıkışlarıyla dikkat çeken yobaz Karamolloğlu’nın siyasi portresinin, anlatılanlardan da anlaşılacağı üzerine AKP’lilerden eksiğinin değil fazlasının olduğunu gösteriyor.