Akademisyen, meslektaşlarını 'Alevi', 'PKK'lı', 'FETÖ'cü' diye ihbar etmiş

Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Serdar Korucu, "Benim yerime atanmak istiyor" diyerek bir meslektaşını önce "Alevi ayrımcılığı yapıyor" diyerek şikâyet etti, sonuç alamayınca "PKK’lı" dedi. Diğer meslektaşını ise "FETÖ’cülük"le suçladı.



02-05-2017 08:09

Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Serdar Korucu, 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay sonra "kendisinin yerine atanmak istediği" iddiasıyla iki akademisyen hakkında PKK ve Fethullah Gülen cemaati üyesi oldukları suçlamasıyla savcılığa dilekçe verdi. Barış İçin Akademisyenler'den Yrd. Doç. Dr. Hakan Mertcan hakkında takipsizlik verilirken, Yrd. Doç. Dr. Günal Kurşun hakkında yazılarından ötürü Fethullah Gülen cemaati üyeliği iddiasıyla dava açıldı.

Cumhuriyet gazetesinden Kemal Göktaş'ın haberine göre, Korucu’nun Mertcan hakkında da darbe girişiminden önce "Alevi ayrımcılığı" savcılığa dilekçe verdiği ortaya çıktı. Dilekçede, Mertcan’ın Alevi kimliğine vurgu yapılarak Alevi örgütlerinde yer aldığı iması yapıldı. Savcılık ihbar dilekçesini YÖK’e gönderdi. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu, bu iddianın disiplin ve ceza soruşturması açılmasını gerektirmediği sonucuna vardı.

Korucu, bu defa Ağustos 2016’da savcılığa verdiği dilekçede Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu üyesi Kurşun ve Mertcan hakkında şikâyetçi oldu. Korucu, Kurşun’un kendisinin yerine Hakan Mertcan’ı atamak istediğini ileri sürerek eski Today’s Zaman yazarı olan Kurşun’un "FETÖ’cü" olduğunu ileri sürdü. Korucu, Mertcan’ın ise daha önce DGM’de yargılandığını, barış bildirisine imza attığını ve "PKK’nın amaçları doğrultusunda hareket ettiğini" öne sürdü. Savcılık soruşturma sonunda Kurşun hakkında "FETÖ üyesi olduğu" gerekçesiyle dava açarken Mertcan hakkında takipsizlik kararı verdi.

Kurşun, yaptığı savunmada sadece Today’s Zaman değil, Radikal, Habertürk, Hürriyet, Milliyet, TRT gibi kuruluşlarda görüş ve raportajlarının yayımlandığını, soruşturmaya sadece Today’s Zaman gazetesinde yayımlanan yazılarının konu edildiğini söyledi. Kurşun, “yazılarında bilimsel araştırma alanları olan ceza hukuku, ceza muhakemesi hukuku ve insan hakları konularını işlediğini” belirterek AİHM, AYM ve Yargıtay’ın ifade özgürlüğüyle ilgili kararları doğrultusunda görüşlerini açıkladığını söyledi.