ABD Merkez Bankası Fed 'bakacağız' dedi​

ABD’de merkez bağımsız ve şeffaf ama Trump'ın niyetinden haberleri yok​.



16-12-2016 07:45
İleri Haber

ABD Merkez Bankası Fed, politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan artırıldı ve 0,50’den 0,75'e çekti. Ama esas sansasyon, bu beklentinin gerçekleşmesi değil, gelecek yıl için beklenenden daha fazla faiz artırılabileceği açıklaması oldu.​

Fed’in 2017 yıl sonu faiz beklentisi %1,4, bu 25 baz puanlık 3 artırıma işaret ediyor. Yani Eylül ayı 2 artırım beklentisinde bir artış var. 

2018 ve 2019 yıl sonu faiz beklentileri %2,1 ve %2,9; bunlar da önceki beklentiyle uyumlu olarak bu yıllarda 3'er kez artırıma işaret ediyor.

Fed toplantısının değerlendirme metninde D. Trump’ın mali harcamaları artıracağı ve büyüme ile enflasyona yükseliş getireceği beklentilerine dönük doğrudan bir değerlendirme yer almazken, Yellen da bu konuda kayda değer bir açıklamada bulunmadı. Hatta ısrarlı sorulara yeni hükümetin icraatlarının para piyasalarına etkisini öngöremediği anlamına gelen bir pozisyon almış oldu.​

Mevcut durum için Trump'ın ne yapacağı konusunda temkinli bir bekle-gör tavrının hakim olduğu söylenebilir. 

Diğer yandan, Yellen, önümüzdeki dönemin çok fazla belirsizliklerle dolu olduğunu ve bazı üyelerin mali harcamalarda artış beklentilerini yansıttığını belirtti. Bu ifadeler beklenenden hızlı faiz artırımına gidilebileceği anlamına geliyor. 

Alınan kararların ardından dolar endeksinin ve ABD faiz oranlarının yükseldiği gözlemlenirken, buna paralel olarak TL de geriledi. 

En önemli gelişme, alternatif sermaye maliyeti kabul edilen 10 yıllık ABD tahvil faizinin Temmuz ​ayında gördüğü %1,32 dibinden tam ikiye katlayarak bugün %2,64 görmesi oldu. Bu, Türkiye türü riski yükseldiği düşünülen ülkelere sermaye girişini engelleyici kabul edilen en önemli gelişmelerden biri.

İki ibretlik sonuç, Türkiye'nin bırakın büyümeyi, ayakta durmak için ihtiyacı olan​ sermaye girişinin ciddi bir engelle karşı karşıya olduğu. Bir de dünyanın en şeffaf, en bağımsız kurum havası atan FED'in Donald Trump'tan ne yapmaya niyetli olduğunu hâlâ öğrenememiş olması.