8 Mart'ta kadınlara saldırı

Kadın sağlık çalışanlarının 8 Mart açıklamasına saldıran şahıs sözlü saldırı ve tacizlerde bulundu.



08-03-2018 17:09

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri ile İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) çağrısıyla Şişli Etfal, Bakırköy Dr. Sadi Konuk ve İstanbul (Samatya) Eğitim ve Araştırma (EAH) hastaneleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirildi.

Bakırköy Sadi Konuk EAH önünde, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki sağlık çalışanı kadınlarla ortak gerçekleştirilen açıklamaya SES Bakırköy Şubesi’nden Nuran Güngör ile İTO Kadın Komisyonu Üyesi Dr. Rengin Güvenç katıldı.

8 MART AÇIKLAMASINA SALDIRI

Açıklama öncesinde, hastanede özel güvenlik görevlisi olarak çalışan Fatih Aydın isimli şahıs, kadınlara saldırarak pankartı yırtmaya çalıştı ve açıklama bitene kadar sözlü saldırı ve tacizlerde bulundu.

Saldırıyı püskürten kadınlar, taleplerini dile getirdikleri basın açıklamasını sloganlarla sonlandırdı.

'EŞİT, ÖZGÜR, LAİK DÜNYA İÇİN MÜCADELE SÜRECEK'

Şişli Etfal EAH’de yapılan basın açıklamasında, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. İncilay Erdoğan konuştu. Erdoğan, “Evde, işyerlerinde, sokakta, yaşamın her alanında üreten ve mücadele eden kadınlar olarak varız, varolacağız. Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması” açıklamalarıyla 8 Mart'ı selamladı.

İstanbul (Samatya) EAH’deki basın açıklamasına ise İTO Kadın Komisyonu Üyesi Dr. Pınar Bekdemir, SES Aksaray Şubesi’nden Aynur Gürcan ve Cemile Atar katıldı.

Yapılan açıklamalarda kadınların eşit, özgür, laik ve barış içinde yaşanacak bir dünyayı yaratma mücadelesinin tüm engellemelere, baskı ve yasaklara karşı süreceği vurgulandı.

'EVDE, İŞTE, SOKAKTA DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Açıklamada şu taleplere yer verildi:

“Biz kadınlar; 8 Mart'larda meydanları bize yasak ederek, varlığımızı iktidarlarının geleceği için tehdit olarak görenlerin her türlü baskı ve sindirme çabasına rağmen alanlarda olmaktan ve sözümüzü söylemekten geri durmadık, duramayacağız. 

Eşit, adil, özgür, laik ve barış içinde yaşayacağımız bir dünyayı yaratmak için kurtuluşumuzun kendi ellerimizde olduğunu biliyoruz.

Bunun için evde, işte, sokakta, bizleri yok sayanlara karşı direnmeye devam edeceğiz.

Bize dayatılan yoksulluğu, şiddeti, ayrımcılığı, gericiliği ve savaşı kabul etmiyoruz. 

8 Mart’ın ücretli izin günü sayılması için,

Eşit işe eşit ücret sağlanması için,

OHAL'in kaldırılması, KHK'lerin iptal edilerek haksız hukuksuz yere işten çıkarılan tüm emekçilerin görevlerine iade edilmesi için,

İş yerinde şiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen düzenlemeler yapılması için,

Kadın istihdamında tek seçenekmiş gibi sunulan esnek-güvencesiz-kayıt dışı ve taşeron çalışmaya, kiralık işçilik uygulamasına son verilmesi için,

Kapatılan kamu kreşlerinin açılması, kadın veya erkek olduğuna bakılmaksızın en az 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde gündüz bakım evi ve kreşler açılması için,

Grevli toplu sözleşme hakkımız başta olmak üzere sendikal hak ve özgürlüklerimiz önündeki tüm engellerin kaldırılması için,

Doğum izinlerinin 24 haftaya çıkarılması, süt izninin kullanımı önündeki keyfi engellerin kaldırılması ve ücretli-ücretsiz doğum izninden dönen kadınların statü kaybı yaşamasının engellenmesi için,

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kaldırılarak yerine Kadın Bakanlığı kurulması için,

Kadına yönelik her türlü şiddeti önleyici yasal düzenlemelerin acilen yapılması için,

Kadınlar için daha fazla yoksulluk, şiddet, göç ve ayrımcılık anlamına gelen savaş politikalarının son bulması için,

Eğitim alanı başta olmak üzere kamusal alanın tümüne yayılan dinselleştirme politikalarından vazgeçilmesi için,

Kadınlardan yana imza atılan uluslararası sözleşmelerin gerekliklerinin uygulanması için demokratik, özgür, laik bir dünya ve ülkede, eşit biçimde, birarada yaşamak için alanlardayız.

Yaşasın Kadınların Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü! Yaşasın 8 Mart!”