8 MART DOSYASI | 7 soruda: Nedir bu flört şiddeti?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dosyamız kapsamında özellikle genç kadınların son dönemde en çok maruz kaldığı şiddet türlerinden biri olan ‘flört şiddetini’ ele aldık.



06-03-2018 09:24

Tuğba Özer

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin ‘oyledegilboyle’ projesi kapsamında "flört şiddetinden güvenli ilişkilere" adlı seminerleri veren Merve Karabulut flört şiddetine ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Hiç kimsenin şiddeti hak etmediğini ve şiddetin gerekçelendirilemeyeceğini vurgulayan Karabulut, flört şiddetine çözüm önerisi olarak ise, “Şiddet her zaman uygulayanın suçudur. Şiddet davranışını kesmek uygulayanın sorumluluğudur. Bunları içselleştirmemiz şiddet içeren ilişkilerden çıkmamızda kolaylaştırıcı olabiliyor. Güvenlik planı yaparak ayrılığı planlayabiliriz” diyor.

Karabulut’un sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

1. Öncelikle flört şiddetini tanımlayarak başlayalım isterseniz. Nedir bu ‘flört şiddeti’?

Sevgili şiddeti, yakın partner şiddeti, ilişkisel şiddet gibi farklı kullanımları da var. Şemsiye bir kavram aslında. İlişki içinde partnerlerden birinin diğerine ya da partnerlerin birbirlerine kontrol ve güç kazanma amaçlı sistematik’ olarak uyguladığı zarar verici davranışlar ve sınır ihlalleri olarak tanımlayabiliriz. Şimdiki partnere olduğu gibi, geçmişteki partnere yönelik de olabiliyor. Arada evlilik bağı bulunmayan; kısa/uzun, duygusal/romantik/cinsel, ciddi/sıradan, tek eşli/çok eşli, heteroseksüel/eşcinsel her türlü ilişkide görülebiliyor. Fiziksel, duygusal, cinsel, sanal, ekonomik ya da toplumsal cinsiyet temelli olabiliyor. Web sitemizde (http://oyledegilboyle.org/) konuyla ilgili daha kapsayıcı bilgiler vermeye çalışıyoruz.

‘İLİŞKİMİZİ SORGULAMAMIZ GEREK’

2. Bu şiddete maruz kaldığımızı nasıl anlarız?

'Şiddet döngüsü'nü tanımak çok önemli. Gerilim yükseliyor, şiddet davranışı yaşanıyor, özür dileniyor/sözler veriliyor, bir süre sakin geçiyor, ta ki tekrar şiddet davranışı yaşanana kadar. Bu döngüyü fark etmek flört şiddetine maruz bırakıldığımızı anlamanın önemli bir adımı. Bunun yanında toplumun dayattığı rolleri, normları kabul etmeyip ilişkimizi sorgulamamız gerek: "Partnerimle açık iletişim kurabiliyor muyum?" "Kendi hayat kararlarımı ya da basit kararları kendi isteğimle alabiliyor muyum?" "Partnerim dışında da bir hayatım var mı?" "partnerimden korkuyor muyum?" "üzerimde baskı/ güç hissediyor muyum?" "kendimi partnerimle eşit hissediyor muyum?" Bu sorulara hayır yanıtı veriyorsam güvensiz ya da şiddet içeren bir ilişkide olabilirim. İlişkinin çok başlarında bile okuyabileceğimiz sinyaller olabiliyor. Şiddeti normalleştirme, bazı kişilerin şiddeti hak ettiğini düşünme, küfür, cinsiyetçi/homofobik söylemler, hayvanlara zarar verme, eski partnerlerine hakaret etme, şiddet uyguladığında karşı tarafı suçlama gibi davranışlar kesinlikle alarm veriyor.   

‘ÖNEMLİ BARİYERLERDEN BİRİ MAĞDUR SUÇLAYICI YAKLAŞIM’

3. Partnerinin flört şiddetine maruz kalan kadınların tepkisi genelde ne yönde oluyor?

Flört şiddetine her cinsiyet kimliği ya da ifadesinden kişiler maruz bırakıldığını biliyoruz. Ama istatistiklere baktığımızda şiddete maruz bırakılanın daha çok kadınlar olduğunu görüyoruz. Her ilişkinin dinamiği farklı, genelleme yapmak zor. Kişi yaşadığı ilişkinin şiddet içerdiğini fark edememiş olabilir. Eğer flört şiddetine maruz bırakıldığını anladıysa ilişkisini bitiren, faili ifşa eden, yasal yollara başvuranlar olduğu gibi, çeşitli bariyerler yüzünden ilişkide kalmaya devam edenler de olabiliyor. Bu bariyerler toplumsal cinsiyet rolleri, aşk, korku, değişime inanç, ekonomik durum, etrafında destek olmaması olabiliyor. Önemli bariyerlerden biri toplumdaki 'mağdur suçlayıcı' yaklaşım. Şiddet davranışı olduğunda suçu  çeşitli gerekçelerle şiddete maruz bırakılan kişiye atma. "Sen de öyle demeseydin, yapmasaydın, huyuna gitseydin, aranmışsın,.." gibi ifadeler kişinin kendini suçlamasına ve şiddeti hak ettiğini düşünmesine yol açıyor. Bir diğer önemli bariyer ise kişinin aile içinde gördüğü şiddet. Böyle ailelerde yetiştiğimiz zaman sevginin, aile olmanın şiddeti de içerdiğini sanıyoruz ve aynı şiddeti sevgilimizden gördüğümüzde yadırgamıyoruz.

’16-24 YAŞ EN YOĞUN DÖNEM’

4. Flört şiddetinin yaygın olarak yaşandığı belli bir yaş grubu bulunuyor mu?

En yoğun yaşandığı dönem; 16-24 yaş. 

ŞİDDETİN SOSYAL MEDYA HALİ: DİJİTAL FLÖRT ŞİDDETİ

5. Son dönemde sosyal medya üzerinden kadınlara yönelik tacizlerin arttığını görüyoruz. Sosyal medyanın flört şiddeti üzerindeki etkisi nedir?

Evet kadınlara yönelik taciz her yerde gerçekleşebiliyor. Flört şiddeti kapsamında bakarsak; baskı kurma, güç uygulama, hayata müdahale etme davranışları sosyal medya kullanımınız ya da oradaki ilişkilenme biçimleriniz üzerinden yapıldığında dijital flört şiddeti olarak karşımıza çıkıyor. Hesapların şifrelerini isteme, kontrol amaçlı konum yollamasını isteme, görüntülü konuşma isteme, kiminle arkadaş olduğunu/konuştuğunu kontrol etme, mesajlaşmaları okuma, cinsel içerikli fotoğraf paylaşmaya zorlama, mahrem fotoğrafları paylaşmakla tehdit etme ya da hakkında dedikodu yayma gibi davranışlar örnek verilebilir. Gece kaçta online olduğunuz ya da kimin hangi paylaşımını beğendiğiniz bilgisi baskı kurma amacıyla size karşı kullanılıyor. Bunları ilişkinin normali olarak görmemek, güven göstergesi olmadıklarını fark etmek gerek.

‘KİMSE BU ŞİDDETEN MUAF DEĞİL’

6.Bir ‘Güvenli ilişki’ tanımı yapacak olursak, bu ilişki nasıl olmalıdır?

Öncelikle flört şiddetini tanımak, üzerine konuşmak, okumak ve farkındalık geliştirmek gerekiyor. Kimse bu şiddetten muaf değil. Uygulayıcısı da olabiliriz. Partnerimizle bu konuları konuşabilmek güvenli ilişkinin ilk adımlarından biri. Şiddeti kabul etmeyen, gerekçelendiren, normalleştiren biriyle mi beraberiz yoksa farkındalık yaşayan, davranışlarının sorumluluğunu alabilen biriyle mi.. Şiddeti normalleştiren, bazı durumlarda bazı kişilerin şiddeti "hak ettiğini" düşünen biriyle berabersek, maalesef bizim o kişiyi değiştirebilmemiz mümkün değil. Şiddeti bitirmek, düşüncesini değiştirmek onun elinde ve sorumluluğunda. Bu konularda aynı sayfada olduğumuz biriyle berabersek birlikte güvenli ilişki üzerine konuşabiliriz. Ne zaman baskı hissettiğimizi, hangi davranışları kabul etmediğimizi, sınırlarımızı konuşabildiğimiz ve karşılıklı kabul edebildiğimiz ilişkiler güvenli ilişki için ilk adımlardır. Herkes kendi güvenli ilişki tanımını kendi belirleyebilir, kendini nasıl güvende hissettiğini en iyi kendi bilir. Biz bazı kavramların ilişkiyi daha güvenli hale getirdiğini biliyoruz. Mesela eşitlik, dürüstlük, açık iletişim, kişisel zaman, ortak karar, onay, özsaygı, sınır, huzur, sorumluluk, özgüven, bağımsızlık,..

‘ŞİDDET HER ZAMAN UYGULAYANIN SUÇUDUR’

7. Flört şiddetine maruz kalan kadınlara çözüm önerilerinizi nelerdir? Flört şiddetine karşı neler yapabiliriz? 

Hepimiz bu şiddetin maruz bırakılanı da uygulayıcısı da olabiliriz. İlişki içindeki hiyerarşiye ve güç dengesizliklerine odaklanmamız gerek. Hiç kimse şiddeti hak etmez. Şiddet gerekçelendirilemez.

Yeterince severek ya da tam onun istediği gibi olarak şiddet davranışını kesemeyiz. Şiddet her zaman uygulayanın suçudur. Şiddet davranışını kesmek uygulayanın sorumluluğudur. Bunları içselleştirmemiz şiddet içeren ilişkilerden çıkmamızda kolaylaştırıcı olabiliyor. Güvenlik planı yaparak ayrılığı planlayabiliriz.

‘DİZİDE, FİLMDE, ÇEVREMİZDE ŞİDDET İÇERMEYEN İLİŞKİ GÖREMİYORUZ’

Şiddet hep gerekçe arıyor kendine. Yaptığımızın şiddet olduğunu fark ettiğimizde ya da şiddete maruz bırakıldığımızı fark ettiğimizde "hak etmişti" ya da "hak etmiştim" deme yolları arayabiliyoruz. Öncelikle hiçbir zaman şiddetin gerekçesinin olmadığını sindirmemiz gerekiyor. Şiddetin en çok beslendiği düşünceler sizin verdiğiniz örnekler gibi ve daha yüzlerce mit var bunlara benzer. Bu kalıplaşmış cümleleri hiç ilişki deneyimlememiş birinden de duyabiliyoruz. Bazen farkında olsak bile yaşadığımız şeyin adını hemen "şiddet" koymamız kolay olmuyor. Bir de önümüzde iyi örnek pek yok. Hiç bir popüler dizide, filmde, klipte veya belki çevremizde, ailemizde şiddet içermeyen bir ilişki göremiyoruz. O yüzden güvenli ilişkiler sıkıcı geliyor, ilişkide şiddet görsek bile sonlandırmak zor oluyor.