75 günde 150 defa gözaltına alındı

Yüksel Caddesi'ndeki ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemlerinde 75 günde ikişer kere olmak üzere 150 defa gözaltına alınan İlker Işık'a toplamda 34 bin TL de para cezası verildi.



15-11-2017 12:24

Ankara Yüksel Caddesi'nde 9 Kasım 2016 tarihinden bu yana 372 gündür devam eden ‘İşimizi geri istiyoruz’ eylemlerininin direnişçilerinden İlker Işık, 75 günde ikişer kere olmak üzere 150 defa gözaltına alındı.

Işık'a ayrıca, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"na muhalefet ettiği suçlamasıyla Kabahatler Kanunu'ndan kesilen ceza 75 günde 34 bin TL oldu.

'TARİHSEL GÖREVİMİ YERİNE GETİRİYORUM'

"Nuriye ve Semih diyorum başka bir şey demiyorum" diyen Işık, "Nuriye ile Semih hırsız değil, darbeci değil, katil değil. Onlar sadece haksız yere atıldıkları işlerine geri dönmek istiyorlar. Belki bugün Nuriye ile Semih bu alanda yoklar ama ben varım. Bize yapılan işkenceler, gözaltılar, kesilen para cezaları bizi etkilemiyor. Bizi etkileyen tek şey; çok değer verdiğimiz iki canın işine geri dönmesi. O iki can insanlık tarihinde yeni bir direniş sayfası açtı. Ben de  tarihsel görevimi yerine getiriyorum. Yaptığımız sadece bu" ifadelerini dile getirdi.

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre; Işık, polislerin kendilerine karşı uygulamalarına hakkında ise, "Aslında polis de ne yaptığını bilmiyor. Mesela bazen kalkanların ardından bize işkence boyutuna varan müdahalelerde bulunuyorlar. Biz tepki gösterince 'Biz bir şey yapmadık' diyorlar. Kendileri bile ne yaptıklarını bilmiyor. Polisler 'eylem başına 250 TL alıyorlar' şeklinde iftira atıyorlar. Ama size eylem başına 277 TL ceza kesiliyor" diye konuştu.

‘İŞKENCE KALKANLARLA GİZLENİYOR’

Işık, şöyle konuştu: "Öncelikle siz basın emekçilerine çok teşekkür ediyoruz. Siz burada olduğunuz için, buradaki eylem dillendirildi ve yayıldı. Bir kamuoyu oluştu. Şimdi bunu engellemek için bizleri gözaltına aldıklarında etrafımızı sararak ve kalkanları ile dışarıya görüntü verilmemesi için çaba harcıyorlar. O işkence görülmesin diye kalkanlar ile oradaki durumu kapatıyorlar. Ama şunu net olarak bir daha ifade edeyim ki; Nuriye ile Semih'in talepleri karşılanıncaya kadar bizler burada olmaya devam edeceğiz. İster kalkanların ardından ister başka yerde bize yapılanlar çok önemli değil. Önemli olan Nuriye ile Semih'in hayatı ve işlerine geri dönmeleri."