65 yaşındaki ağır hasta tutsak tahliye olacağı gün hayatını kaybetti!

İskenderun M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 yıldır tutuklu bulunan ağır hasta tutuklu Mehmet Yıldızbakan kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.



27-03-2017 15:37

İskenderun M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 2012 yılından beri tutuklu bulunan 65 yaşındaki Mehmet Yıldızbakan, önceki gün kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kalp, şeker, göz hastası olan ve sürekli rahatsızlanan Yıldızbakan, 2 gün önce yine rahatsızlanınca İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitiren Yıldızbakan’ın cenazesi, defnedilmek üzere Hatay’ın Dörtyol ilçesine götürüldü.

TAHLİYE OLMASI BEKLENİYORDU

Artı Gerçek'te yer alan habere göre Yıldızbakan, PKK’li olduğu belirtilen oğlu Kenan Yıldızbakan’ın Mersin’de yakalanmasının ardından yakını Feride Arbuz, eşi Nazire Yıldızbakan, gelini Nuray Yıldızbakan, oğlu Lütfi Yıldızbakan ve kayınbiraderi Nevzat Topalel ile birlikte 2012 yılında tutuklanmıştı. “Örgüte yardım ve yataklık” iddiasıyla cezaevine gönderilen Yıldızbakan, yaşamını yitirmeseydi bugün tahliye olacaktı.

YAŞADIKLARINI ANLATMIŞTI

Yıldızbakan, 2012 yılında kendisiyle aynı cezaevinde tutulan gazeteci Seyithan Akyüz’e verdiği demeçte yaşadıklarını anlatmıştı. 2010 yılında karakola çağrıldığını ve resmi gösterilen oğlunun teslim olması için kendisiyle irtibat kurması istenildiğini belirtmiş ve şunları söylemişti: “Bunu yapamayacağımı söyledim. 2 yıl sonra oğlum Mersin’de tutuklanınca evimize baskın yapıp hepimizi gözaltına aldılar. Evde sadece 4 yaşındaki torunum kaldı. Daha sonra benimle birlikte, Feride Arbuz, eşim Nazire Yıldızbakan, gelinim Nuray Yıldızbakan, oğlum Kenan Yıldızbakan, oğlum Lütfi Yıldızbakan, kayınbiraderim Nevzat Topalel’i tutukladılar. Şu anda evimize kilit vurulmuş durumda. 4 yaşındaki torunum ise anneannesinin yanında. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi hepimizi ayrı ayrı cezaevlerine koyarak ikinci kez mağdur ettiler. Ben İskenderun’dayım. Eşim, gelinim ve Feride ise Karataş Cezaevi’nde. Oğlumun biri Adana Cezaevi’nde diğeri ise kayınbirader ile Silifke M Tipi Cezaevi’nde. Dün bize ‘Oğlunu çağır gelsin adalete teslim olsun’ diyerek yardım isteyen devlet, bugün hepimizi cezaevine koydu. Bu mudur devletin adaleti? Bu nasıl bir adalet anlayışıdır ki, çocuğu dağda olan bir ailenin tamamını üstelik hiçbir delil olmadan zindana atıyor. Bunun adı adalet değil adaletsizliktir.”