6 soruda şeker fabrikalarının özelleştirilmesi

 CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer 6 soruda şeker fabrikalarının özelleştirmesini anlattı.



25-02-2018 09:45

Necdet Berkay Sağol

AKP bu sefer de gözünü şeker fabrikalarına dikti. Binlerce yurttaşın geçim kaynağı olan yirmi beş şeker fabrikasının özelleştirilmesi için düğmeye basıldı.

Resmi Gazete'de Afyon, Ağrı, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat fabrikaları için satış kararı yayınlandı. Şeker fabrikalarının satışını Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile konuştuk. 

İşte 6 soruda şeker fabrikalarının özelleştirilmesi:

‘PARA VEREN ALTIN BULSUN’ ANLAYIŞI

1- Şeker fabrikalarının satılmasının sebebi nedir?

16 yıllık AKP iktidarının ekonomi politikasının özeti “Para veren altın bulsun”sözüdür.

Üretim ve yatırıma ilgisiz bir ekonomi politikası, neoliberalizme hizmet eden uygulamalar, sıcak para olmadan dönmeyen ekonomi çarkı bugün geldiğimiz noktanın köşe taşlarıdır. Geçtiğimiz günlerde Denizli Milletvekilimiz Melike Basmacı’nın sorusu üzerine Naci Ağbal’ın yaptığı açıklama ortada duruyor.

16 yılda; 121 kuruluşta bulunan kamu payları ile 11 liman, 90 elektrik santrali, 41 işletme, 11 otel, sosyal tesis, 4 bin 85 taşınmaz, 37 maden sahası, 4 gemi, 6 bin 808 kalem makine-teçhizat, 155 adet isim hakkı, marka ve araç muayene hizmetlerinin 60.3 milyar dolarlık bir sepetle özelleştirildiğini söyledi Ağbal.

Bitti mi peki ? Bitmedi.

2018 Şubat ayı itibariyle 3 liman, 6 elektrik santrali, 1 sosyal tesis, 2 maden sahası ve 159 taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin ihale süreçlerinin de devam ettiğini açıkladı. Başta da dediğim gibi AKP ekonomiyi, para veren altın bulsun anlayışı üzerine kuruyor ama halkı zerre düşünmeden kendi bekası ve hısım, akraba, yandaş şürekasının refahı üzerine kurulu düzen inşa ediyor.

‘ATALARI KAPİTÜLASYONLARI İMZALAMIŞTI’

2- Fabrikaların özelleştirilmesi ne gibi zararları beraberinde getirecek?

Bu fabrikaların her biri cumhuriyet yatırımı. Bize taş üstüne taş mı koydunuz diyenler bizim kurduğumuz fabrikaları, düşmandan kurtardığımız limanları, tarlaları, dağı, taşı yabancılara satıyor. Ataları kapitülasyonları imzalamıştı, bunların her hamlesi onların verdiği zarardan büyük.

AKP 16 yıl boyunca tarımı ve hayvancılığı, her türlü üretimi yok etti, şeker fabrikalarının satışı ile cumhuriyet yatırımlarının birini daha ateşe verdi. Dünyada kendine yeten 7 ülkeden biri denilen, tahıl ambarı denilen ülke, AKP iktidarında ithal gıda olmadan yaşamayan bir ülkeye doğru eviriliyor. 

Cumhuriyetten bugüne aktarılan tüm yatırım, değer ve sermaye AKP eliyle bir bir yok ediliyor. Ama onlar yerli ve milli biz değiliz öyle mi? Hani derler ya pabucumun yerli ve millisi.

‘FABRİKALARIN SATIŞI VATAN HAİNLİĞİ’

İşte bu şeker fabrikalarının satışı da bir başka vatan hainliği. Bunların  çok çok değerli arazileri, bu satışlardan sonra birer birer ranta açılacak. Üretime hiçbiri devam etmeyecek, yaşayıp göreceğiz.

Satışına karar verilen 14 şeker fabrikası tıpkı Et Balık Kurumu gibi kapatılacak,arsalarına AVM’ydi,rezidanstı,toplu konuttu ne derseniz deyin yeni rant kapıları oluşturulacak. Bunun ilk adımı da Tekirdağ'da atıldı zaten. Özelleştirme Yüksek Kurulu TÜRKŞEKER'e ait Tekirdağ'daki 13 bin metrekarelik alanın imar değişikliğiyle ticaret ve konut alanına dönüştürülmesine karar verdi. Hiçbiri farklı olmayacak.

‘ÇİFTÇİNİN HAYATI MAHVOLACAK’

3- Şu anda bu fabrikalar üzerinden geçinen çiftçiler ne gibi zorluklar yaşayacak?

Şeker stratejik bir ürün, fabrika arazileri çok değerli, kuşaklar boyunca buralardan yaşamını sürdüren binlerce aile, insan var. Az önce dediğim gibi hiçbiri üretime devam etmeyecek. Fabrikalarda çalışan işçiler, üretimi yapan çiftçiler, ara hizmetlerde bulunanların tamamının hayatı mahvolacak.

Kim kazanacak? Yandaş, rantçı, AKP’nin beslemesi veya AKP’yi besleyen kan emiciler.AKP’nin sırtını dayadığı uluslararası sermaye ve AKP’nin beslemesi inşaat firmaları.

4-  Şeker fabrikalarında çalışan işçilerin durumları ne olacak?

Fabrikaların satışı her yönüyle bir yıkım projesi. Cumhuriyetin ve Atatürk’ün mirası, ülkemizin en önemli değerlerinden biri, şeker fabrikalarının satışı, birçok ailenin, köylünün, üreticinin, işçinin geçim kapısı; hayatını idame ettiği bir alan.

Bu fabrikaları özelleştirmenin ülkede hiç kimsenin çıkarına, ülkenin çıkarıma değil. Bakın ülkede yaklaşık 350 bin çiftçi ailesi bu işten geçimini sağlıyor. Onları kimse düşünmüyor.

Şu an şeker fabrikalarında 1.324’ü memur, 5.286’ü daimi işçi, 1.455’ü geçici işçi statüsünde olmak üzere 8.065 kişi çalışıyor. Onları kimse düşünmüyor. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden sonra ülke tarımı ve ekonomisi ile buralardan geçimini sağlayan yüz binlerin yaşamı alt üst olacak.

‘DERHAL GERİ DÖNÜLMELİ’

5-  Halk şeker fabrikalarının sonunun Tokat sigara fabrikasına benzeyeceğini düşünüyor. Sizin görüşleriniz nedir?

Az önce söylediğim gibi halkın böyle düşünmesinin önünde çok fazla AKP icraatı var. EBK ve SEK var. Tekirdağ’da TÜRKŞEKER'e ait 13 bin metrekarelik alanın imar değişikliğiyle ticaret ve konut alanına dönüştürülmesi kararı çok taze.

Kör göze parmak bunlar. AKP’nin bir an önce bu yanlıştan dönmesi gerekiyor. Yeni Sevr, yeni kapitülasyonlar bunlardır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle pancar ve pancar şekeri üretimi bitecek.

Peki yerine ne konacak?

Mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker ,kısaca NBŞ denen sağlığa son derece zararlı olan ürünler. Çok uluslu şirketlerin vücudumuza şırınga ettiği zehir.

Mısırdan üretilen, kristalize olmadığı için de içecek ve hazır gıda sektöründe kullanılan obezite, karaciğerde yağlanma, kalp ve damar hastalıklarına, kansere yol açan ürün. Sonuçta hem hayatımız hem ülkemiz ve geleceğimiz tehlikede. Bu yanlış büyük bir felaket demek.

Derhal dönmeli bundan, derhal.

‘HERKESİ HAREKETE GEÇİRECEK YOLLAR DENEYECEĞİZ’

6- CHP olarak Uşak'ta bir çalışma başlattınız. Bu çalışmaların Türkiye genelinde devamı olacak mı?

AKP özelleştirme kararından vazgeçene kadar her türlü muhalefeti yapacağız. Hukuki her yolu kullanacağız. Toplumsal muhalefet dinamiklerini harekete geçireceğiz.

Tüm taraflarla görüşerek onları harekete geçirmek için mücadele edeceğiz. Ziraat Odaları, üretici, köylü, işçi, çalışan herkesi harekete geçirecek yollar deneyeceğiz. Bu işin özneleri ile ortak hareket edeceğiz. Buraların sermayeye peşkeş çekilmesine karşı kararlı bir duruş sergileyeceğiz.