5 soruda Soma Davası

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı davasının 21'inci duruşması yarın görülecek. Avukat Can Atalay, dava sürecini Sosyal Haklar Derneği adına İleri'ye anlattı.



25-03-2018 16:03

Necdet Berkay Sağol / @BerkaySagol

301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma Maden Katliamı'nın sorumlularının yargılandığı davanın 21. duruşması yarın (26 Mart) görülecek. Yaklaşık 3 yıldır süren davada 5’i tutuklu 46 sanık yargılanıyor. Sanıklardan 8'i hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 ila 25 yıl arasında değişen hapis cezası, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan ise 162 kez 2 ila 6 yıl arası hapis cezası isteniyor. 45 kişi hakkında ise, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 ila 15 yıl arasında hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Bir yıl önce dava dosyası karar aşamasına gelmişken, mütalaa vereceğini söyleyen savcı, duruşmaya verilen on dakikalık aranın ardından mütalaa vermekten vazgeçmişti.

Uzun süredir devam eden davayla ilgili Sosyal Haklar Derneği adına avukat Can Atalay, İleri'nin sorularını yanıtladı.

1 - Bu kadar büyük bir faciayı tetikleyen şeyler ne oldu?

Soma'da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan iş cinayetinin, işçi katliamının birkaç tane temel nedeni var. Birincisi kamusal denetimin gerektiği şekilde yapılmaması. İşçilerin "sarı sendika" dahi denemeyecek bir sendikayla yatıştırılması. Üçüncüsü işverenin işçi ölümünün muhakkak olduğunu göre göre ilgili tedbirleri alacağını iddia ederek yeni sahalar almasına karşın, yapmayı taahhüt ettiği hiçbir işçi sağlığı, işçi güvenliği tedbirini -başta havalandırmayla ilgili çözümler olmak üzere- yapmaması. Düzgün bir işyeri kimliğinin yapılmaması ve son olarak da AKP dönemi hükümetinin insan sağlığını, özellikle işçi sağlığını ve iş güvenliğini önemsememesi, buna ilişkin hiçbir yasal düzenlemenin uygulanıp uygulanmadığını denetlememesi.

2 - Yargılanması gereken sorumlular kimler?

Yargılanması gerekenlerin bir kısmı şu anda dosyada halihazırda sanık. Patronlar Alp Gürkan ve Can Gürkan, genel müdür, işletme müdürü, daimi nezaretçi. Bu sanıkların dışında kanımızca üst düzey kamu görevlileri, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün bürokratları ve en önemlisi meselenin siyasi sorunlarının da yargılanması gerekir. Üst düzey kamu görevlileri Danıştay'ın bu konudaki kararına rağmen hala yargılanmıyor, bunu da vurgulamak isterim.

3 - Facianın gerçekleştiği madende kazadan önceki denetimde herhangi bir eksik yok denmiş. Denetim durumu nedir?

Biraz önce söylediğim gibi madende gereği gibi bir denetim yapılmıyor. Müfettişler kendilerinden önce madenin hiç olmadığı şekle getirilen bir madeni denetliyorlar. Şu kadarını söyleyeyim, madende bulunması dahi yasak olan dizel kepçeler gömülerek müfettişlerden gizleniyor. Müfettişlerin madene hangi tarihte girecekleri daha önceden bilindiği için maden ona göre düzenleniyor, müfettiş havalimanından alınıyor, ağırlanıyor ve daha sonra tekrar havalimanına bırakılıyor. Böyle bir müfettişin uygun olmadığı çok açık.

4 - Maden faciasının görüldüğü mahkemeye kararın geciktirilmesi yönünde baskı yapıldığı söyleniyor. Bu konuda bir bilginiz var mı?

Soma Davası'nın görüldüğü mahkemeye, doğrudan siyasi iktidarın Adalet Bakanlığı eliyle etkide bulunmaya çalıştığını söylemek için, dedikodu yapmaya ya da birtakım söylentilere kulak vermeye gerek yok. Bunun dosyada çok açık iki işareti oldu. Dosya kapsamında yüzlerce kişiyi doğrudan dinleyen, sanıkları doğrudan dinleyen, olay yerinde keşif yapan ve olanı olduğu gibi anlamaya çalışan mahkeme heyeti tam karar aşamasına gelmişken o mahkemeden alındı ve bir başka yere gönderildi.

İkincisi, patronlardan Can Gürkan'ın madeni "FETÖ'nün cinlerinin yaktığı" imasıyla başlattığı süreç ve onun avukatının verdiği dilekçe sonucunda Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı gizli bir soruşturmaya başladı. Bu gizli soruşturmayı gerekçe göstererek bir yıldır esas hakkında görüş bildirmeyerek dosyanın karar celsesine engel oluyor.

5 - 17 Ekim'deki duruşmada vardiya amiri Mehmet Ali Günay Çelik tahliye edildi. Bu davanın karar davası olacağı söyleniyor. Diğer sanıkların tahliye edilmesi gibi bir durum söz konusu mu?

Dosya şu anda karar aşamasında değil. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı esas hakkında görüş vermediği için kilitlenmiş durumdayız. Fakat bu duruşmada bir esas hakkında görüş verileceğini düşünüyoruz, umuyoruz. En azından gizlilik içeren dosya Akhisar'daki dosya kapsamına istendi ve incelendi, görüldü. Mehmet Ali Günay Çelik tahliyeleri doğru ama ben kişisel olarak bu duruşmada da bir tahliye beklemiyorum. Bir tahliye ihtimalini görmüyorum. Ama en önemlisi hak edenler hak ettikleri cezaları almalılar. Danıştay kararı uyarınca üst düzey kamu görevlileri de yargılanmalı ve siyasi sorumlular da hesap vermeli.