25 Ağustos notları: CHP konvoyuna saldıran güç 'ülkeden umudunuzu kesin' diyor

Bugün ne oldu?' köşemizde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıklarını hatırlatıyoruz. Bugün Artvin'de CHP konvoyuna yapılan saldırıyı ele alacağız.

25-08-2016 19:41

Doğan Ergün

Bugün ne oldu?' köşemizde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıklarını hatırlatıyoruz. Bugün Artvin'de CHP konvoyuna yapılan saldırıyı ele alacağız. 

Artvin'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyunun geçişi sırasında çatışma çıktı. 

Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin programını gerçekleştirmek üzere Şavşat'tan Ardanuç İlçesi yakınlarına geldiğinde, konvoya ateş açıldı ve Kılıçdaroğlu'nun korumaları saldırganlara karşılık verdi. 

Çıkan çatışmada araç kullanan bir er hayatını kaybederken, iki güvenlik görevlisi de yaralandı.

İçişleri Bakanı Efkan Ala saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. 

At izinin it izine karıştığı bir ortamda, saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğini şu an için net biçimde söyleyemiyoruz. Henüz CHP konvoyuna yapılan saldırıyı sahiplenen olmadı.

Saldırının faili açısından PKK de dahil olmak üzere pek çok ihtimal söz konusu... 

Faili kim olursa olsun, saldırının niyeti ve sonuçları açısından söylenebilecek şeyler ise elbette var. 

GÜVENLİK ZAFİYETİ KİME YARIYOR?

Öncelikle söylenmesi gereken, ülkenin her kilometrekaresini kaplayan büyük bir güvenlik zafiyetinin varlığıdır. 

Hem izlediği politikaların doğrudan ya da dolaylı sonuçları itibariyle, hem de ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği nedeniyle Adalet ve Kalkınma Partisi bu zaafiyetin birinci dereceden sorumlusudur. Türkiye islamcı-faşist Saray Rejimi'ne mahkum kılınmak istenmektedir. 

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, kan ve savaş politikalarını bilinçli olarak gündeme getirmiş ve ortaya çıkabilecek sonuçlar, insan kayıpları, oluşacak korku ve panik ortamı, diktaya geçişi hızlandırmak için ya değerlendirilmiş ya da göğüslenilmiştir. 

İkinci olarak, dün başlatılan Cerablus operasyonuyla yeni bir aşamaya taşınmış olan Suriye politikasının Türkiye'ye ödettiği bedeller asla hafife alınmamalıdır. Bu politika, çıkışı henüz ufukta görünmeyen bir bataklığın oluşmasına neden olmuştur. Ortadoğu'da bugüne değin islamcı politikalar ve yayılma emelleri birleştiğinde bataklıktan başka bir sonuç alınmamıştır. Aynı şekilde, Türkiye'nin tarihsel sorunlarına emperyalist güçlerin dahil edilmesinin önü açılmış, Türkiye bir de bu bakımdan her türlü provokasyona açık hale gelmiştir.

TÜRKİYE AKP/SARAY REJİMİ'YLE ÖZDEŞLEŞTİRİLEMEZ

Son olarak, bu saldırıyı gerçekleştiren gücün ne mesaj verdiğini iyi anlamak gerekir. Henüz net kesin olarak adını zikredemediğimiz, üzerine gidildiğinde belki de oldukça karmaşık bir mekanizmayla karşılaşabileceğimiz o güç, Türkiye'nin ilericilerine ve emekçilerine net bir biçimde "Türkiye'den umudunuzu kesin" demektedir. Bu mesaj, Türklerle Kürtlerin birlikte yaşaması, emekçilerin siyasete damga vurması, laik ve özgürlüğün kol gezdiği bir Türkiye'nin kurulması hedeflerini baltalamak anlamına gelmektedir.

Saldırı ister devlet destekli bir provokasyon, isterse bir örgütün marifeti olsun, fark etmez, CHP konvoyuna yapılan bu "eylem", bu ülkenin gerici-faşist AKP/Saray Rejimi'yle özdeşleşmesini murat etmektedir. 

Oysa ülkenin emekçilerinin ihtiyacı olan, Türkiye'nin AKP/Saray Rejimi'yle özdeşleşmesi değil, ülkeyi bu çetenin elinden alma iradesidir.