17 Ağustos depreminin 18. yılında: Afet ne ‘doğal’ ne ‘fıtrat’ ne de ‘kader’dir

Bugün 17 bin 480 yurttaşımızın öldüğü, milyonlarcasının evsiz kaldığı 17 Ağustos depreminin 18. yıl dönümü. Toplumcu Meclis tarafından bir açıklama yapılarak, afetin ne “doğal” ne “fıtrat” gereği ne de “kader” olmadığı, bu tanımların sorumluluktan kaçan yetkililerin gerici bir dilin yerleştiği ağızlarından çıkan sözleri olduğu ifade edildi.



17-08-2017 10:13
İleri Haber

18 yıl önce bugün yani 17 Ağustos 1999’da 7.4 büyüklüğünde meydana gelen deprem, başta Marmara olmak üzere yurdun pek çok yerinde tüm şiddetiyle hissedildi. 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybederken, milyonlarcası da evinden oldu.

1999 depremlerinden bu yana Deprem Vergisi (Özel İşletişim Vergisi/ÖİV) adıyla toplanan 46-48 milyar dolarlık paranın duble yollara harcayan AKP iktidarı, bunu 2011’deki Van Depremi sonrasında açıklamış ve duble yol “icraatını” seçim propagandasında çokça kullanmıştı. Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı bir açıklamada toplanan ÖİV tutarının sağlık, duble yollar, demiryolları, havayolları ve eğitim için kullanıldığını söylemişti.

Toplumcu Meclis 17 Ağustos’un yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklamasında bulundu.

Açıklamada, “17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin 18. yılında, bir deprem ülkesi olan ve hem Ege bölgesinde yine depremlerle, geçtiğimiz ay  İstanbul’da sel ile tekrar tekrar hatırladığımız Türkiye’de afetlere karşı son derece hazırlıksız olduğumuzu bir kez daha tespit ediyoruz” denildi.

 “Kentlere dair alınan yanlış kararlar, denetimsiz inşaat faaliyetleri, plansız kentleşme, rant ve yağma odaklı betonlaşma, giderek azalan yeşil alanlar ve geçirimli yüzeyler (toprak vb), kısacası toplum yararı gözetilmeksizin yürütülen politikalar deprem, sel, heyelan gibi olaylarla can ve mal kayıplarına neden olmaktadır” denilen açıklamada, 

ranta açılan alanlardan bazıları şöyle sıralandı:

-Özellikle 15 Temmuz sonrası askeri alanlar boşaltıldı, üzerlerine pazarlıklar dönmekte,

-Kabataş Martı Projesi tüm itirazlara rağmen koca bir beton kütlesi olarak boğaz kıyısına kondurulmakta, Yenikapı ve Maltepe dolgu alanları boğazın kıyı çizgisinde bir “apse” gibi  görülmekte,

-Kamu arazi ve binalarının devrine en yakıcı örnek; Etiler Polis Okulu arazisi verilebilir.  İstanbul'un belki de en risksiz alanı olarak değerlendirilen arazinin "Riskli Alan" statüsüne alınmasını ve bilirkişinin “bu devirde kamu yararı yoktur” itirazına rağmen 17 Aralık operasyonunda adı geçen Yasir El Kadı gibi isimlere devredilme çabasını gördük. Yine pek çok kamu arazi ve binasının Ensar Vakfı gibi vakıflara hibe edildiğini de biliyoruz. 

-Meydanlarımızın, parklarımızın yok edilmesine karşı geçtiğimiz yıllarda pek çok defa beraber mücadele ettik. Gezi Parkı’nın AVM yapılmak istenmesine meslek odaları ve bilim insanlarının karşı çıkış sebeplerinden birisi de parkın, Taksim Bölgesi’ndeki afet sonrası toplanma alanı olmasıydı.

“TOPLANMA YERLERİNDE REZİDANSLAR VE AVM’LER YÜKSELİYOR”

Olası bir deprem sonrası toplanma yerlerinin sayısının giderek azaltıldığının ifade edildiği açıklamada şunlar dendi:

“17 Ağustos depremi sonrasında 2001 yılında Acil Eylem Planı’nda İstanbul için yer alan 493 boş alan afet toplanma yeri olarak belirlenmişti. İleride yapılaşma olmaması için yasal düzenlemesi yapılmayan bu listedeki alanların sayısı giderek azaltıldı. 2009’da 280, 2010’da 240, 2016’da 77 alana kadar geriledi. Artan nüfusa oranla yeni toplanma alanları yaratmak şöyle dursun, var olan alanlar rant hırsıyla işgale açık hale getirildi. Yapılaşmaya henüz açılmamış mevcut toplanma alanlarından olan Zeytinburnu sahili, Bakırköy sahili gibi alanlar depremde büyük risk barındıran dolgu alanlardır ve bunlar gibi kimi alanlar hatalı kararla toplanma alanı olarak belirlenmiştir. Yeni afet toplanma alanları yaratılmalı, bu alanlar kentin nefes alan yerleri haline getirilmeli, tüm bu alanlar yaygın biçimde halka duyurulmalıdır.” 

Şu anda İstanbul’da deprem sonrası toplanma alanlarında rezidanslar ve AVM’lerin yükseldiğine de dikkat çekildi. 

“TOPLANMA ALANI TALEP ETMELİSİNİZ”

Açıklamada ayrıca şu uyarılara da yer verildi:

“Komşularınızla beraber toplanma alanını talep etmelisiniz!

Komşularınızla beraber afete hazırlık eğitimleri talep etmelisiniz!

Komşularınızı tanımak ve afet anında birbirinize ihtiyacınız olacağını bilmelisiniz. 

Bizleri bekleyen afetlerin yıkımının bir parçası olmayalım, olmamak için tek başımıza değil; bir arada olalım.

Dayanışmanın “hayat” katacağını bilelim!”

Acil Eylem Planı’nda boş tutulacağı söylenen; ancak yapılaşmaya açılan alanlardan bazıları şöyle sıralanıyor: 

 Ali Sami Yen (Şişli), Anthill (Şişli), Starcity Outlet Center (Bahçelievler), Zaman Gazetesi (Bahçelievler), Ağaoğlu MyCity (Bahçelievler), Meydan AVM (Bahçelievler), Sahilpark Veliefendi (Zeytinburnu), Onaltı Dokuz (Zeytinburnu), Ora AVM (Bayrampaşa), Forum İstanbul (Zeytinburnu), Kiptaş Ünalan Evleri (Üsküdar), Kiptaş Tuzla 2-3 Etap Konutları (Tuzla), DAP Royal Center (Maltepe), TOKİ Avrupa Konutları (GOP), Kemalpark evleri (Esenler), Çınar Olimpia Park Sitesi (Bağcılar), Ataköy Konakları (Bakırköy), Capacity AVM (Bakırköy), Selenium Plaza (Beşiktaş), Ortaköy Ermeni Vakfı Arazisi (Beşiktaş).

2001 yılından itibaren yok olan afet toplanma alanlarından bazılarının hava fotoğrafları ise şöyle:

2001 yılı 16.9 Kuleleri arazisi, Zeytinburnu

2017 yılı 16.9 Kuleleri arazisi, Zeytinburnu

2001 yılı Marmara Forum arazisi, Bakırköy

2017 yılı Marmara Forum arazisi, Bakırköy

2005 yılı Kadıköy Meteoroloji  arazisi, Kadıköy

2017 yılı Taş Yapı- Park Residence Cadde, Kadıköy

2001 yılı Ağaoğlu My City, Bahçelievler

2017 yılı Ağaoğlu My City, Bahçelievler