15 yıl boyunca eşine sistematik işkence yapan şahsa sadece 15 yıl hapis verildi

15 yıl boyunca eşine sistematik işkence uygulayan erkeğe mahkeme 15 yıl ceza verdi.



15-05-2017 08:35

39 yaşındaki M.G., 15 yıldır sistematik şekilde işkenceye maruz bırakan eşinin yüzünü jiletle kestiğini, vücudunda sigara söndürdüğünü, ayağını kırdığını, kızgın telle işkence yapıp eve hapsettiğini beyan ederek sığınma evine yerleşti. Mahkeme, “Hastaneye bile gidemedim” diyen kadın 6 ay içinde şikâyet etmediği gerekçesiyle ‘cinsel saldırı’ suçlamasını düşürüp işkenceci eşi sadece 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

İstanbul'da yaşayan ve 20 yıl önce A.E. ile evlenen M.G., evliliğinin ilk yıllarından itibaren sistematik olarak işkence gördü. Yaşadıklarına dayanamayıp evi terk eden ve sığınma evine yerleşen kadın, 2012’de savcılığa başvurdu. Eşinin yüzünü jiletle kestiğini, vücudunda sigara söndürdüğünü, ayağını kırdığını, kızgın telle işkence yaptığını, piknik tüpü ile kalçasını yaktığını, cinsel saldırılarını köpekle ilişkiye zorlamaya kadar vardırdığını beyan etti.

Habertürk'ten Serdar Kulaksız'ın haberine göre savcılığın, “normal bir ev kadını olarak toplumda yer alan bir kadının iffeti konusunda iftira atamayacağı karinesi” ve Adli Tıp Kurumu’nun verdiği ruh sağlığının bozulduğu yolundaki raporları da değerlendirmesi ile A.E. hakkında 2012 yılında dava açıldı. M.G., bu süreçte eşinden de boşandı.

ADLİ TIP RAPORU ŞİDDETİ DOĞRULADI

5 yıllık davanın son duruşması, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde yapıldı. Savcı mütalaasında, Adli Tıp raporundaki M.G.’nin yüzünün kesildiği, kolunda sigara yanıkları bulunduğu, topuğunun kırıldığı yönündeki tespitlerin maruz kaldığı şiddeti doğruladığını vurguladı. A.E.’nin ‘cinsel saldırı’, ‘yüzünde iz bırakacak şekilde kasten yaralama’ gibi suçlardan 27 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, ‘hürriyeti tahdit’ten ise beraat istedi.

‘HEPSİ İFTİRA’ DEDİ BERAAT İSTEDİ

Sanık avukatı, evlilik birliği içinde gerçekleştirdiği cinsel saldırı soruşturmasının şikâyete tabi olduğunu belirterek “Bu süre geçmiştir. Yaralanmaların ne şekilde, kim tarafından ve ne zaman gerçekleştiği hususunda kesinlik yoktur. Cinsel saldırı suçu açısından da soyut ve iftiradan öteye gitmeyen beyanların dışında delil de bulunmamaktadır” dedi. Beraat isteyen A.E. ise “Bana atılan büyük bir iftiradır. Şaşırıyorum” diye konuştu.

‘EMEKLEYEREK YÜRÜDÜM’

Mahkeme, M.G.’nin “Cinsel saldırıya uğradıktan sonra aradan bir zaman geçti. Sanık beni tekrar döverek ayağımı kırdı. Ben, 6 ay kadar tedavi olmadan evde emekleyerek yürüdüm. Ayağa kalktığım zaman da çocuklarla birlikte müracaatta bulundum” şeklindeki ifadesini dikkate alarak, 6 ayda şikâyet hakkını kullanmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

M.G.’nin cinsel saldırı eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulmasını yaralama sayan mahkeme, sanık eşi bu suçtan 3 yıl hapse çarptırdı. A.E.’ye ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 12 hapis cezası verildi. İndirim uygulamayan mahkeme heyeti, diğer şiddet iddialarıyla ilgili de suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

‘ŞİKÂYETİN KABUL EDİLMESİ GEREKİRDİ’

Şişli Kaymakamlığı İnsan Hakları Kurulu Üyesi Avukat Dilek Şahbaz, kararı şöyle değerlendirdi: “Erişkinlerde TCK’ya göre cinsel saldırı suçlarının şikâyete tabii olması kabul edilemez olsa da bu bir gerçekliktir. 6 aylık hak düşürücü süreye tabiidir, ancak söz konusu olayda şikâyet iradesinin ortaya konulmasını engelleyen hile, cebir, şiddet, tehdit var. Bu nedenle mağdur uğradığı zincirleme saldırıların etkisi altında tehdit ve baskı hissederek şiddete maruz kaldığı için geç kalmış. Kurtulur kurtulmaz şikâyet hakkını kullanmış. Bu nedenle kabul edilmesi gerekir. Zira şikâyet sürecinin başlangıcı, tehdit ve baskının ortadan kalktığı ve sağlıkla hareket edebildiği zamandır.”