'Bu iktidarın desteği edebiyatçı için utanç vericidir'

Kültür Bakanlığı’nın “Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi” yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. İleri Haber olarak bu konuyla ilgili bir soruşturma dosyası hazırladık. Edebiyat alanından çeşitli yazarlarımıza bir dizi soru sorduk, karikatürist, mizah yazarı, gazeteci, senarist Cihan Demirci'nin soruşturmamıza verdiği yanıtları okurlarımızla paylaşıyoruz.



05-09-2014 13:26

Cihan Demirci (Karikatürist, Mizah Yazarı, Gazeteci, Senarist)

(İleri – Kültür Sanat) Cihan Demirci, Kültür Bakanlığı'nın yönetmeliği hakkında, “Bu tür yazarların sayısının çığ gibi arttığı, gerçek edebiyatçının neredeyse yayınevi bulamaz hale geldiği bir ülkede bu teşvik oyunu da bence aynı kapıya çıkıyor. O kapı, ipleri sizin elinizde olan, bağımlı ve güdümlü yazar yaratma kapısıdır” yorumunu yaptı. Demirci'nin dosyamıza verdiği yanıtlar şöyle:

-Sizce devlet, edebiyatçıları ücret karşılığında desteklemeli midir?
Devlet demeyi de doğru bulmuyorum zira karşımızda epeydir “devlet” de yok artık, sadece ve sadece son derece kötü bir şekilde “devlet” taklidi yapan otoriter, baskıcı ve ayrımcı bir iktidar var. İnsanları; kendinden olanlar ve olmayanlar şeklinde ikiye bölmüş yani ayrımcılığı temel ilke kabul etmiş, kültür-sanat düşmanı olduğunu her fırsatta gösteren böylesi bir iktidar yapısının edebiyatçıları ücret karşılığında desteklemesi bence, edebiyatçı için utanç verici, yüz kızartıcı bir durumdur sadece. İnsanlara, benden olan, olmayan diye bakan kafalardan gelen destek zaten otomatik olarak tek bir tarafa gidecektir. Diğer taraftakilerden destek almak isteyenler açıkça “yalakalık” yapmakla mükelleftirler!.. 

- Siz Kültür Bakanlığı’nın Edebiyat Eserlerini Destek Projesine başvurur muydunuz?
Bu tür konularla bugüne kadar hiçbir anlamda ilişkisi olmamış, 3 yılı amatörce olmak üzere toplam 36 yıldır yazan-çizen bir edebiyat emekçisi olarak yıllar önce yola çıkarken ana ilkem; tam bağımsız ve özgür bir yazar-çizer olmaktı, bu yolda çok kazık yemek, işsiz ve yalnız kalmak gibi ağır bedeller de ödesem şu ana dek bunu başardım... O yüzden daha baştan sakat olan bu tarz bir projeye asla başvurmam, güdümlü gerçekleşecek, bedelli bir edebiyatla asla işim olmaz. 

-Sizce bu durum edebiyatçının özgünlüğüne ve yazma özgürlüğüne bir müdahale olarak yorumlanabilir mi?
Bu durum müdahalenin allahıdır!.. Zaten bu zihniyet sivil darbeyi pek sevdi!.. Kalemini birilerinin eline kaptırmamış, namus erbabı bir edebiyatçı yazma özgürlüğüne ve özgünlüğüne daha baştan ileri sürdüğü şartlarla duvar ören böylesi bir oyunun içinde yer almaz. Ben bu durumu günümüzde hızla artan ve gerçek yazarlığı bitirme noktasında ilerleyen ciddi bir tehlikeye benzetiyorum. Nedir o derseniz; kendi cebinden parayla kitap bastırıp, sonra da orda “yazarım” diye dolaşanlardaki ciddi artış derim. Şu an pek çok yayınevi bu sayede yayıncılık yapıyor, yani bırakın telif almayı, yazar üste para vererek yazar oluyor. Bu tür yazarların sayısının çığ gibi arttığı, gerçek edebiyatçının nerdeyse yayınevi bulamaz hale geldiği bir ülkede bu teşvik oyunu da bence aynı kapıya çıkıyor. O kapı, ipleri sizin elinizde olan, bağımlı ve güdümlü yazar yaratma kapısıdır. 

-Sizce Edebiyat Eserlerini Destek Projesi verili hükümetin kültür/edebiyat alanına bir müdahalesi olarak okunabilir mi?
Aslında bu sorunun yanıtını da yukardaki soruda vermiştim. Siz kibarca “okunabilir mi?” diye sormuşsunuz. Oysa bu tür hain girişimler bağımsız yazarlığın ruhuna tamamen rahmet okumak için yapılmaktadır zaten!.. 

-Sizce böylesi büyük parasal teşviklerden yararlanmak yazarlığın doğasına ve etiğine ne kadar uygundur?
Eğer siz bağımsızlığınıza, özgürlüğünüze önem veren, gerçek bir edebiyatçı iseniz böylesi teşviklerden uzak durursunuz. Bakın bu anlamda en hayırlı destek, yazarın yazdıklarını yayınlamasına köstek olmamaktır.  Yazarın kitaplarının başka dillere çevrilmesine katkı sağlamak ama bu katkıyı yaparken yazarın özgünlüğüne ve özgürlüğüne zerre kadar müdahale etmemek ne güzel olurdu örneğin ama kitapları başka dillere çevrilen yazarlar da bile bir ayrımcılık yaşandığını, bu işlerin sadece alaturka çarpık ilişkilerle yürüdüğünü görüyoruz, biliyoruz. Günümüz yazarının şöyle bir sorunu var, benim yazarlığa ve çizerliğe adım attığım dönemde, en azından edebiyatçı ahlakı diye bir şey vardı ama bu durum 90’lı yıllarla birlikte giderek rafa kalktı, 2000’li yıllarla birlikte “hamiline yazan” bir yazar tipi her tarafı kapladı. Tek derdi çok satmak ve para kazanmak olan bu kişilerin sayısının her geçen gün arttığı bir yayın ortamında teşvikler kadar, yok olmakta olan yazar etiğini de sorgulamak gerekiyor artık!.. 

İleri'nin 'edebiyata destek' dosyası

İleri, edebiyata bakanlık desteği dosyasını açıyor: Edebiyata "örtülü ödenek" mi?

Pelin Buzluk: Bu düzen bir zaman sonra sizi esir alır

Ahmet Cemal: Edebiyatçıyı satın alma denemesidir

Semih Çelenk: Ülkemizde destek "inayet"e dönüyor